Dinmez Er Şiirleri - Şair Dinmez Er

Dinmez Er

Saçlarında yıldızlar ışıl, ışıl
Sen bir sevda türküsü içre hasretimsin
Yağmurla rüzgâr kamçılıyor camları
Mumlar titriyor masamda, duvarlarda
Dönüp çerçevedeki resme bakıyorum
Gamzeli yanaklar ıslak

Devamını Oku
Dinmez Er



(Bu şiir alıcakuşun, kan karanfillerin,
Mor güllerin ve şairin vesveselerinin şiiridir.)

Ben nerede onlar oraya başımın üstünde

Devamını Oku
Dinmez Er

Kahır kuyularında çile dolduruyor şiirlerim
Bir dili olsa da konuşsa sokak lambaları,
Köşe başları haykırsa pusudaki yarasaları
Acının katık olduğu hayatlardan biri benim
Benim her şeyimdi bir ahu, ben onda bir hiçim
En koyu karanlığında gecelerin

Devamını Oku
Dinmez Er

Damlaya, damlaya çoğalıyorsa su
Sevgiler de öyle azalır azar, azar
Yavaş, yavaş soğur kalpler
Buluşmaz olur eller
Düşünceler akıntılara kapılıp gider
Avuçların boştur artık

Devamını Oku
Dinmez Er

yörüngesinde döneniyor ay sıkıntılı
sevdaların kuytularına yansımıyor ışıklar
ampulun sarı ışığı soluk ve kirli
hırçın ve inatçı üstelik kara kara bulutlar
mehtabın görkemli gösterisine anlaşılan
renksiz geçecek daha çok günler var

Devamını Oku
Dinmez Er

Öyle bir bakışını yakalıyorum ki bazen
ruhumu yalazlar sarıyor birden
içimde bir al kısrak şaha kalkıyor
bakışındaki berraklık demli çay gibi
mis kokulu sıcak…
aşkı gözlerinde demlemişsin sanki

Devamını Oku
Dinmez Er

Yüreğim sızlar seni her gördüğümde
Duruşundaki teslimiyet, gözlerinde hüzün
Suçluluk duygusuna kapılır ezilir yüreğim
Sanki terk edip ele giden benmişim

Çok olmuştu selamı sabahı keseli

Devamını Oku
Dinmez Er

Kurtlar uluyor uzun, uzun hava puslu
Karalar içinde uzayıp giden beyaz sessizlik
Ne bir kulübe, ne süzgün ışıklı bir pencerecik
Kaşlar çatılmış karanlığın içine bakıyordur
Gölgeler büyüyor gaz lambalarının ölü ışığında
Boş yere beklenmesem keşke akşam yemeklerine

Devamını Oku
Dinmez Er

Bir yabancı dokunmuş tene
Başka el okşamış saçları
Ten unutmuş seven elleri
Mucize bekleme boşuna
O eller dönmeyecekler sana…

Devamını Oku
Dinmez Er

Soğuk beton yığınları arasından göz kırpıyor sabah
Altın rengi ayak izleri parlıyor kentin sokaklarında
Gecenin siyah tülünü ateşe veriyor sabah acımadan
Bu kent bana tuzaklar kurmuştu, seni çıkardı karşıma
Hatalarımın en şahanesi, en divanesiydi seni sevmek
İçimdeki çocuğu sevindirecekti kırmızı şekerli elma

Devamını Oku