Sonbahar
Eylül'ün huzurunda şaha kalkar mevsimler.
Hazan olur, yaprak döker yorgun ağaçlar.
Kavruk topraklar yağan yağmuru kana kana içer...
Ay ve mehtap gizlenir, yakamoz durur göğün göğsünde.
SON DUAMSIN
Bir çok yer gezdim, gördüm, yaşadım
Fakat hiç bir benzerine rastlamadım
Oysa gördüğüm bütün güzellikler sana benzemiş...
Gözlerim yollarını beklemekte;
Adını yazdım buğulu pencereye.
Varlığım, yokluğuna mahcup!
Bu sana yazdığım son mektup.
SON ŞİİRİM
Son şiirim adı elveda...
hayattım ve tüm yaşantım
koca bir son ve bitti...
elveda demeye fırsat kalmadı,
son gemi kalkıyor artık,
Sokak lambası
Sevgi beslemiyorsa bir yürek
Anlamını yitirir tümden hayat
İçinden gelmez türküler söylemek
Kuş gibi pır pır etmez kalbi
Heyecan duymaz hiçbir vakit
Zemheride üşüyen al yanaklı bir çocuğum
Tuzakları olan mayın tarlasına düşmüşüm
Hangi kentin misafir evladıyım?
Hangi şehre bedel biçilmişin celladıyım?
Hep acılara gebeyim?
Ben kimim?
Tepeden tırnağa sen olmuşken
Gülü güneşe küstüren gözlerine hapsolmuşken
Varlığını yokluğuma bedel biçmişken
Söyle be zalim, söyle şimdi...
Gitmek mi yoksa kalmak mı daha zor?
SON YARAMSIN
Gelişiyle ömrüme bin can olan
Gönlüme derman, yaramı saran
Yalnızlığımı bölen, neşe saçan
Yüreğimde firari bir sevda
Kanat çırpar özgürlüklere
Öfkem sığmaz dağların ardına
Sürgün olur düşerim yollara
Dem vurdum aşka




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...