Kulîlka serê çîya, bihara rengîne
Oy porkurê, oy rebenê dilbirîne
Bi hesreta teda xwîn dilêmeda
Kûl zêdebûnî
Dê were lê de were lê
Keke Sırrı
Oy... oy keke Sırrı,
sende mi sırra kadem bastın,
onca kavganın, kıyametin içinde,
yaşamın göğsünden öpüp gittin.
KELEBEĞİM
Kirpiklerimin ucunda duruyor yokluğun
Kaç bin yıldır hasretini giymiş ömrüm
Kahkaha atmayalı kaç bin asır geçmiş
Mutluluğun tadını sende özledim
Kelebek ömürlü
Çatlamış topraklar suya hasret
Boy vermez fidanlar sararmış
Güller boyun büker güneş üşür
Kelebek ömürlü kayıp mevsimler
Sevdaya tutuldu bu garip gönül
Hasretinden deliye döndü bülbül
Güneşe tutkundu bahçedeki gül
Kelebek ömrümü sarsan ne olur
Çok koşuşturdum peşinden çok
Yüz vermeyince yüreğime değdi ok
Günler ardı ardına geçti karnı hep tok
Bir sans ver kaybedecek birşey yok
Kelebek ömürlü yar
Kêliya dawî ya jiyanê
Stranek bi zimanê minê
qedexekirî ve zeliqî ye
Nav bi te dest pê dike, bi te diqede
Mirin, sirgûn kirin
Tu hêjayî jiyana min î
Özünde eksiktir insan
İnsan olmalıdır özünde
Özde, dilde, kimlikte
Kendi olmalı bulmalı kendini
Bulamadığı yerde kaçmalı
Özgürlüğe kucak açmış
Kevok özlemle bekliyor
Kevok’un diline kelepçe takılıyor
Kucağında çocuklar vuruluyor.




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...