Yorulduk: Siz biz/biz siz olamayız
Biz yanan/siz yakan oldunuz
Yorulduk: Bir yaktınız/bin yandık
Geçip karşıya seyre daldınız
Yorulduk: Yanmayı sizden öğrendik
Gel etmeyin/eylemeyin
Nefret ekip/zulüm biçmeyin
Kırmayın/dökmeyin/incitmeyin
Yenin içinizdeki düşmanı
Bırakın galip gelsin güzellikler
Kurduğu saatte gözlerini güne açan
Tıpkı bir çalar saat gibi dakikti güne
Gün ağır yaralı ve kapkaranlıktı
Ruhum iki taş arasında eziliyordu sanki
Bir can gidiyordu bendeki bende
Kaçak Çay Tadında
Söylesene yüreğimde sevdasını demlediğim;
Gözlerinin karasını kaçak çay renginden mi aldın?
Yorgun yüreğimden kuş gibi çırpınır ellerin!
Gel biz kacalım bu kaçak şehirden
Ait olmadığım bu yer genzimi yakar
Bizim ütopyamıza ait ne varsa yıkar
Müphem bir karanlık bizi icine alır
Gel biz kaçalım bu kaçak şehirden
Kaç kere öldüm
Asırlardır yalnızlığın kollarında
can çekişiyor ölü bedenim
Kaç kere ateşe verildi saçlarım
Kaç kere yakıldı ölü topraklarım
Kaderimi yazan kalem değil
Bakma ölesiye göldüğüme
Gülüp gülüp de eğlendiğime
Vurdum duymaz neşelendiğime
Dertler yazgıma yazılmış benim
Bazı kadınların gülüşü devrimdir
Cennettin sonsuzluğu gibidir
Bazı kadınlar şiirdir
O yürüdüğünde
Yollara serilir şiirler
Güneş başkalarının ötüşüyle doğmuyor
İnsanların umutları var olduğu sürece
Dünya dönüyor
Sevgiyle umutlar yeşeriyor
Seviyorum işte
İnsanlar sürgün, sevdalar ölesiye yorgun
Yüzündeki rengi benzi kaçmışlar durgun
Gün ağarmadan pusu kurulmadan düş yola
Gel yürüyelim kağnılar arasından kol kola
Silinmez alnındaki kara yazgıların izleri




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...