Gözlerimde sabahın ilk soluğu,
şafağın kirpiklerime fısıldadığı sır,
ellerimde gizli bir dua gibi titreyen tek gerçek,
zamanın büküldüğü en güzel anımsın…
Saçlarımda rüzgâr gibi esen adın,
Kalbime Açılan Bir Pencere Gibisin
Geceyi izlerken buluyorum gözlerimi.
Nefesimde filizleniyor ilkbahar,
Ruhuma işliyor sevdan.
Çiçek gibi serpiliyor yüreğime sevdanın kokusu.
İkimiz de farklı limanlarda,
Farklı yollara çıkmış iki yürektik.
Bizi birleştiren tek şey ise yaralarımızdı;
Daha önce hiçbir yara bu kadar tanıdık gelmemişti bana.
Sen bir kalpte,
Ben ise saksıda çürüyordum.
İçimde büyüyen, adı henüz konmamış bir yalnızlık var.
Kalabalığın ortasında, kimsenin ayak izlerine basmadan yürümeye çalışıyorum.
Üvey bakışlar dört bir yanımda.
Kendime bile yabancıyım.
Ellerim yüzüme, yüzüm kendime yabancı.
Bazen yarıda bırakmak lazım,
Mutlulukları,
Acıları,
Ve bir türlü törpüleyemediğimiz odunları.
Geppetto değiliz ki odunlara şekil verelim,
Öyle bir yerdeyim ki,
Bir yanım "Dur, buradan gerisi seni üzer, yıkar."
Unuttun mu yaşadıklarını dese de,
Bir yanım hala "Koş, sahip çık sevdiğine." diyor.
Aklımla kalbim arasındayım.
Daha önce hiç ölüme adım adım giden ayaklar görmedin mi?
Kaldı içimde vefa, dilsiz bir yangın gibi.
Sustu her şey, hatıra; bir yaman uçup gitti.
Savruldu gönlüm yana, kırık bir ayna dibi.
Sessizce, habersizce bir yaman göçüp gitti.
Bir resim kaldı elde, silinmiş yüzler gibi.
Adını anmadan günlerim geçmiyor,
Saatler durmuş, yokluğun aman vermiyor.
Geleyim desem yollar uzak, gönül nara düştü, kimse bilmiyor.
Neyleyim sevgilim, sensiz baharı
Vuslat bize yasaksa eğer...
Sen beni unutamazsın,
Zorlama kendini.
Bazen durakta bir kadın,
Bazen radyoda bir şarkı,
Bazen de bir şiir hatırlatır beni sana.
Offf of…
İçimde bir yara var ki
ne iyileşiyor
ne de kabuk bağlıyor.
Bazen alıp başımı gitmek istiyorum
ama gerçeklerin paslı dişleri




-
Mucize Şiirle
-
Erhan Tığlı
Tüm YorumlarHayranınım deniz hanım
Siz İzmirlisiniz galiba. Ben de Aydınlıyım, hemşeri sayılırız. Birbirimizi takip etmeye yorumlamaya ne dersiniz?
Dost selamlar.