ki çocukluğum benim...
alın terini hiç yıldızlarla serinletemediğim
kanlı yolları hep saçlarımızda
o yaşam denilen şey
zulmet ve külfet
Bilirsin!
Kış akşamları üşümelere eğilimlidir
Rutubete ayrılık sonrasında gözler
Bunları daha önce de söylemiştim
Ve demiştim ki
Bu, bileylenmiş bir çığlıktır,
Keser günün göbeğini
Sesin karışması bulanık sulara
Ve suyun kendini döve döve
Yosun giydirmesi bu kayalara
İçime bir kuyu açtım
Çocuklarla doldurdum içini
Ayaklarına ağır taşlar bağladım
Misket ve çelik çomağın
Ki sektirip tekrar keder
Ve...
Çitiştirir karanlığın incizapı
Coğrafyamın saçlarını
Ve..
Eğer artık kuş seslerine bile ustura çekmişse pencerler
Sinek kaydı traşı ile okşanmıyorsa defterin
Seyrek teğellenmiş duruyorsa günün kumaşında neşe
Zamanın ipi öyle çürük
Her dokunuşta sökülüyorsa dokusu
Çokça keder alıyorsan tüm yüzleşmelerden
ışığı açınca oygun ve keten
yağmur suyu sarnıcım
git git bitmiyor ensemde
oluğa durmuş omirilik tıkırtıları
gitmekle de durmuyor
saçlarımın dağınıklığı
Yüzünü öyle geç buldum ki
İllk önce saydam bir karanlıktan
Çekip almam gerekiyordu gözlerimi
Tüm gamzelere bir gülü ağlıyordu




-
Deniz Ercivan
-
Deniz Ercivan
-
Deniz Ercivan
Tüm YorumlarBen,
alacakaranlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarım kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim...
Karım benim!
İyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamım ...
http://www.eba.gov.tr/video/izle/24055e0f0b09f41834a1faa42b61da3bb6a0a2d09c001
https://www.youtube.com/watch?v=M7iKoPBHTIM&list=RDM7iKoPBHTIM&t=164