Taşın çiçek açmayacağını bilmeden
Çok sular harcamış oldum
Gittim çocuk oldum, doyasıya ağladım
Sevginin kibirden ve hırstan üstün olmadığını
Gömmek istediler ölü papatyaları toprağa
Kıyamadı toprak onunla geçen hatıralara
Çırpındı ağladı kabul etmedi
Ona göre hatıralar çok kıymetliydi
Sonunda papatyaları yüreğe gömdüler
Sevmek sevilmek bal gibi şeyler
Bal kasesinin içine
Düşersen tadından yenmez
Ama balda boğulmuş arı görmek
Zamanın derinliklerinde
Tortu gibi biriken saatler
Bizi hiç tanımamışlar
Çektiklerimiz öylece alıp saklamışlar
Hayat deve yükü kadar ağır
Yükler yükledi naçiz omuzlarımıza
Yinede bir gün şikayet etmedik
Her şeyi ulu mahfillerin taktirine bıraktık
Geceler uzamazdı aslında,
Benim ışığım karardı
Zaman ilerledi ama ben aynı yerde saplandım
Kim ne anlarsa anlasın, ben sana takılı kaldım
Varlığın hayatımı renklendirirken
Ilık nefesin içimi ısıtıyordu
Yeterince hak edemeyince
Mahrum oldum sana ait her şeyden
Yoksun diye dünyam ak ile kara
Geldik gidiyoruz bu diyardan
Seni özlemekten bahsetmiyorum
Mesafelerin önemi kalmadı artık
Tenhalarda sakladım hasretlerimi
Yürekler soğumasın bana yeter
Şair yaşanan olayların tanığı değil
O çağının sessiz vicdanıdır.
Bende şiir için oluşturduğum her dizede
İşte o vicdanın derin izlerini ararım.
Her fırsat varlığın yoklukla imtihanıdır,
Duanın ari nefse güç katacağını bilemedim
Bu kadar sığ olduğunu bilseydim
Denizine dalıp rahat yüzmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!