Dağdaki zalim soyguncu inlerini
Halı ile döşesen faydası olmaz
Yol kesen hırsızlar tümüyle korkaktır
Hapishanelerin taş duvarlarını
İpekle kaplasan farketmez
Sonuçta içindekiler hep tutsaktır
Daha yeni tanıştık bazı duygularla
Deneyerek öğreniyoruz hayatı
Çamurlu sokaklarda nasırlı ayaklar
Yediğimiz kuru ekmeğin kırıntısı
Güzel olurdu yağmurlu gecelerde
Buğusuna yazı yazmak sırlı aynaların
Cemre toprağa düşünce kokusu
Dağılırdı çevreye bakımlı bahçelerden
Şimdi artık aynalar çingene bohçası
Aşk celladından ne korkarsın
Bazı sözler vardır, dudaklarda şeker tadı
Ama çoğunun içinde gizli bir kış masalı
İnsan bazen bir tebessüme ömrünü verir
Sonra anlar;
Sevdanın göklerdeki kanatlarıdır kuşlar
Çiçekler ise yeryüzünün rengarenk yıldızları
Kainatın incisi ise bizim memleketin Kızları
Askıda ekmek olurda
Askıda saygı olmaz mı?
Yada bir tutam sevgi
Geleceğinin seyrini vazgeçtiklerin belirler
Neyi seçtiğinden çok
Neden vazgeçtiğin önemlidir
Yaşamda bir hedefin yoksa eğer
Vazgeçtiklerin başkalarına seçenek olurken
Sana sadece tecrübeli ama şanssız derler
Kırmızı gülün çiğleri
Düşünce dolgun dudaklara
Sevdalı yürekler kabarırdı
Yılgın gurbet akşamlarında
Kadehler devrildi, ömürler tükendi.
Bahaneler sessizliğin altında ezildi.
Kısa ömürden arta kalan
Bir yarım gece bile bize verilmedi.
Söylenenler geri dönüp sahibini vurmadan
Seninle bir ömür geçirmek istediğim
Nede güzel bir hayat özlemi vardı içimde
Oysa daha bizim sokağa bile el ele giremedik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!