İnan buralarda kalamazdım
Sende ben biraz olmasaydım
Siyah saçlarını çığlar kaplamış
Gözlerinde bir bulutsuzluk özlemi
Şu batan günün güzelliğine bir bak
Her şeyde müthiş bir ahenk
İşte o ahenge secde ediyor dağ taş
Yeniden renkleniyor bu sonsuz beşeriyet
Sen ise gün batımı gibisin
Biraz uzaktan bakınca
Gidenler çok oldu, yollar yoruldu
Sadakat dedikleri şey çoğunda iğreti durdu
Gerçek sevgi pazara hiç düşmedi
Seven ömür boyu sürgün oldu vazgeçmedi
Bazen geç kalıyorum
Bir çaya, bir duaya,
Bir bakışa bir gülüşe
Bir güzel söze
Sözü söyleyen güzele
Bir gün gelir,
Giden yarda gelir
Bitmez dediğin dertler biter
En alâ çiçekler açar.
Herşey değişir
Geçmişe takılı kalma, güçlü davran
Bulutlar dostun arkadaşın olsun
Döküver kirpiklerinden sonbaharı,
Kainata biraz rahmet yağsın
Koca bir gün karışırken yine geceye
Bir sen ayaktaydın birde umutlarım
Bedelini ağır ödemekten çekinmediğimiz
Ucu yanık bir hasret mektubunun
Yer yüzü zaten bir alem
Çoktan zevk-ü sefaya dalmışlar
Döndüm birde yerin altına baktım
Benimle gelenlerin tamamı
Sessiz sedasız çekip gitmişler
Etrafımıza sinsice gerildi demir teller
Elimi acıtıyor sıktığım o dikenli eller
Haddini aşıyor bu konuşan zır cahiller
Çok şey için kaba İlgisiz ve bilgisizler
Vefadan yana pek de nasipsizler
Dipte köşede kalmış tüm cesaretimi toplayarak
Yıllar sonra özlemle ulaştım yarin kapısına
Heyecanla uzattım elimi kapının tokmağına
Kapının ruhu bana çok yabancı geldi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!