Şair yaşanan olayların tanığı değil
O çağının sessiz vicdanıdır.
Bende şiir için oluşturduğum her dizede
İşte o vicdanın derin izlerini ararım.
Her fırsat varlığın yoklukla imtihanıdır,
Duanın ari nefse güç katacağını bilemedim
Bu kadar sığ olduğunu bilseydim
Denizine dalıp rahat yüzmez
Bir yanda geçmişin günahı ile bunalmış ağır hayaller
Diğer yanda bir duygulu şiir için henüz karalanmış
Bölük pörçük müsvetteler
Bu iki gelgit arasında kalmış bezgin düşünceler
Göğün göğsüne dolanınca bulutlar
Karşı dağın zirveleri inceden karla dolar
Kızıl şahin de ayaza hazırlıksız yakalandığına yanar
Bir süre karın ağırlığını hisseder kanatlarında
Çantamıza en derin arzularımızı yığdık
Götürüyoruz toparlayabildiğimiz ne varsa
Bir kısım ümitlerimizi kınında bıraktık
Bir bilinmeze doğru yola çıktık
Bol reçineli bir çıra olmak
Yeni aşklar tutuşturmak
Yada sevda ateşine kül olmak
Onun harında soğumak
İşte bütün sorun burda
Bu soruların bir cevabı olmalı
Ömür bu öyle bir gün olur ki
Hayat biter her şeyin sonu olur
Doğan günde coşku kalmaz olur
Belkide gün gelir
Bir daha görebilecekmiyim?
Dalgaların muhteşem sahillere vuruşunu
Lacivert kayalıklarda savruluşunu
Hasret gemisinin sahile el sallayışını
Bilmem ne kadar zaman geçti
Biz bu ülkenin hayırlı evlatlarıydık
Ne çayımız kaçaktı nede sevdamız
Bu ülkede hakkımız olmayan şeye el uzatmadık
Sevgi bize hiç bedelsiz sunulmadı
Pusulamız oldu bir sıcak gülüş
Şu karla kaplı muhteşem manzara
Senini anıları içine gömdüğün hüzün treninin
Kompartıman penceresinden gördüklerindir.
Hatıralara dalıp bir an uzaklara bakarken
Akıp giden telefon direklerini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!