Ben sana yar olmaya gelmiştim
Yurt olup sinende kalmak istemiştim
Ama gördüm ki sen kuru bir dalsın
Sana sunulanın ne olduğunu henüz anlamamışsın
Gidenin arkasından ağlamak nafile bir iştir
Boşa sebep arama bu derin bir his meselesidir
Hasret yürekte kalan ince bir sızının adıdır
Çoğu zaman belli etmeyen gizli bir yaradır
O yem yeşil baharlar bizimde hakkımız
Zaman anılar mezarlığı olmasın
Bakıyorum da fotograflar çok acımasız
Özleyen şöyle biraz zamandan mücerret
Bir köşede sükut ile barışık
Şafak gecenin en karanlık anıydı
Bizim topraklarda kadın duyguları
Şafağın da önünde uyanırdı
Gün onun ellerinden doğar
Yıkardı kederinden kararan karanlıkları
Güneş geç doğduğundan utanırdı
Senden sonra bir daha sevmem diyordum
Uzun yıllar geçti üzerinden
Vefasızlık girdabında yüreğim soğudu
Ayrıldığın limana bir gün dönersin sanıyordum
Gidiş o gidiş bir haber bile alamadım senden
Oysa gelecek için büyük hayallerimiz vardı
Ben şiire başlamam, kelimeler bana alışmadıkça
Belki bir gece vakti,
Uyanırım suskunluğun en koyu yerinde
Birden bir kelime gelir aklıma
Nezaket hayatı bilenlerin derin düşleridir
Hayatın düz bir çizgi olmadığı kesin
Düşünce gücü düştüğünde kalkmayı bilenlerindir
Kazanımların hayat kalitesini artırdığı doğrudur
Ben bir köhne kapı eşiğiyim
Ne dönüşüm tamam, ne bekleyişim
Sanki içimde söylenmemiş bir vedanın
Gözyaşı ile yıkanmış parçaları kaldı
Bu aşkta bitmeliydi
Hemde yıllar önce bitmeliydi
Bir kara sevda nasıl bitiyorsa öyle bitmeliydi
Bir mektup açacağının zarfı yardığı gibi yarıp gitmeliydi
Geldim ancak yetişemedim o gitmiş
Ben vazgeçmedim ama
O her seyden vazgeçmiş
Çektirdiklerinden utanmamış
Ben ağladım o gülmüş geçmiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!