Siyah benim yitirdiğim umutlarımın rengidir
Umudum sınanan ruhumun ta kendisidir
Bir tek yıldızlar kaldı içimde parlayan
Birde yakamozlardı duru ve saf olan
Aşk bir sızma halidir
Sessiz sedasız girer hayatına
Sızar iliklerine damarlarına
O bu işlerde adam akıllı mahirdir
Habersizce seni teslim alacaktır
Yaşantın içinde hiç anlamazsın bile
Biri yanan mum olsa diğeri onun ateşi
Her kim ay ise sevgisi de onun güneşi
Her göz göze geliş bir umut olsa
Kararlılık ve mücadeleci ruh yaşam ateşi
Şiirin bağrından gönlü yaralı çıkmak
En canlı hecede, aniden hayatın durması
Ya da zamanın saçlarına ilişmiş
İnce bir sızının parça parça dökülmesi
Hakkım kaldı çok övülen şu adalette
Haklıyım buna yer şahit gök şahittir
Engelledi konuşturmadı beni nezaketsiz
Günlüğe yazdıklarımın tamamı gerçektir
Şebnem tanesi kadar güzel kadın
Ah o varya hani senin yaşadığın uzak şehir,
Hayallerime tuzak olan şehir
Aslında söylenecek çok şey var ama
En güzel yıllarımı çaldı mı denir?
Bilmem ki başka nasıl söylenir
Bahar nasıl geçti anlamadık
Dolunay sanki bir şehrazat nur
Bir rüya mevsiminden geçtik
Havalar hafiften ısırmaya başladı
İsyanım nihayetinde bir titrek damladır
Gözlerimden ansızın dökülen
Solgun mevsimlerde ayrılıklara
Her daim bir kapı aralanır
Soğuk kış günlerinde sevdalar sonlanır
Seven bir yanda ağladığı ile kalır
O son bakıştan sonra menekşeler açmaz oldu
Hayattan aldığımız dersler oldukça pahalıydı
Bu yüzden dertli gönüller gittikçe fakirleşti
Farkındalık geliştikçe yürek acısı da arttı
Duygulara vurunca akşam ayazı
Buz keser yaralı yürekler
Özlediğinde devleşir zalim gurbet
Kabarır içindeki biçare hasret
Rüzgar olur haykırışlar kırar dalları
Nedense hep ters eser sabah rüzgarı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!