İnsan önce geçmişini mi yoksa geleceğini mi kurtarmalıdır?
İşte bu vakitte sorulacak deli sorular bunlardır
Uyuyamamak da bu sorulara yakalanmaktır
Neden aşıklar sevgi trenine hep geç kalsın?
Takılıp kalma sahip olmaya
Sımsıkı kavramak yerine
Birde bırakmayı denesen
Unutma sonunda herkes ölür
Ama bazıları anılara gömülür
Biraz farklı şeyler dene sen
Vakit geldimi yavaş yavaş çekilir
Gün ışığı körfez sahillerinden
Kızarır denizin yüzü usuldan
Yanlızlık çöker o koca sahile
Ölgün dalga seslerinin dışında
O saatte başka bir şey arama
Hayat denen o sarp kayalıklara
Daha henüz kondurulmamış
Bir kaç deniz fenerim daha var
Söndürülmemiş yaşam arzularım
Zirvesine ulaşamadığım dağlarım var
Gönlümde kabaran bir çok pişmanlıklarım
Kapısı sürgülenmiş köhne bir evdi mazi
Çaldık kapısını ama açan olmadı
Umut ışığı bekleyen cümlemizi
Oynayan perdesi meraklandırıyordu
Sahilden yeni mi geldin?
Deniz kokuyorsun
Ellerin üşümüş titriyorsun
Boş boş uzaklara dalıyorsun
Allah aşkına birini mi bekliyorsun
Denizler kararsın
Hangi gönülün gamının esiriyim ki?
O gönül gamının benden haberi olsun
Belkide sitemkar gamzedeler haklıdır
Burdayız diyemedik ki kaderde bizi görsün
Ah şu aynalar fiziki güzellik yanında
Ham duygulara gizlenmiş kibri de yansıtsalar
Görüntüye takılanlar hakikatin hikmetini hiç anlamadılar
Oysa suret her hal ve şartta ruhtan üstün değildir
Koşan bir atın derin soluğudur
Yüreğimde yaşadığım şu yoğun heyecan
Her nefeste yer gök buğulanıyor
Ama kimse duygu derinliğine inmek istemiyor
Çok derin gözleri vardı
Biraz bakmak için dönünce
Daldığım gözlerinde kayboldum
İşte o an yürekten köklü bir yara aldım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!