Hayattan hiç bir şey anlamadık
Yel gibi esip geçtik
Hiç rol yapmadık
Ne varsa onu yansıttık
Cahillik cana yüktür
Oysa bu can senindir
Sen baharın parlayan ışığısın
Ben ise gri bir akşam karanlığı
Ellerim çektiği acılardan usanır
Yaz deftere bu ellerin bir tutam alacağı olsun
Yüzüm yüzüne bakamaz haya eder utanır
Onuda yaz bari yüzün bir bakış alacağı olsun
Demledik efkarlarımızı mataralarda
Dertleştik epey onunla ateşin başında
Çiğ düştü üzerimize farkında olmadık
Her yan karanlık hem de ıslak
Acımadan attın kucağıma
Dünyanın tüm dertlerini ey felek
Kalmadı sınamadığım acılar
İçime atmadığım sancılar
Ben hiç böyle düşünmemiştim
İstenince tek kişilik yanlızlığa
Bu gecede yalnızım otel odamda
Herkes tatlı uykusunda
Bir tek ben ayaktayım
Koca şehir ile dalga geçerim
Sıra sıra elektrik direkleri ile oynar
Gece bekçileri ile arkadaşlık ederim
Özgür olmak isteyen için
Kanat heç ne gerekmez
Sicimle bağlı iki kuştaki
Dört kanat uçmaya yetmez
Bozkırlardan da esaret çıkmaz
Koca bir coğrafyanın hakimi
Yüreğimde bir yangınla yaşıyorum
Gündüz yoruluyorum
Akşam bir gülüş arıyorum
Masamda bir güle hasret bekliyorum
İncinmiş bir aşkın acısını tahmin edemezsin
Duyguların yürekteki demini hele hiç anlayamazsın
Hicran bu yakar kavurur insanı derinden
Bir gülüş için mum gibi erindiğini göremezsin
Sevgi diz çökmüşse sultanlar bile ayakta duramaz
Şefkatın engin kubbesi sarsılır
Hoşgörü yoksunu iktidarlar yıkılır
Rüzgâr ne kadar sert eserse essin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!