Düşünüyorum da
Şu şeytanın bacağını kırsak ne olur?
Bize de biraz zaman yardım etse
Şu çayırlara bahar gelse
Sessizliğimizle bile çok şey anlatıyoruz
Derin bir karanlık mıdır? korkulan yalnızlık
Kendini dinlemenin tek yoludur
Bazende kendini bulduğun bir sessizlik
Sözdense davranışların itibarı
Daha yüksek olur derler
Gerçek ise Çıplaktır üşür
Bu yüzden gören onun
Üstün örtmek ister
Eşiğinden içeri girmediğin evin derdini bilemezsin
Huzura giden o badireli yolda
Ödenen bedelleri bir bakışta göremezsin
Herkesin haklı olmak istediği bir çağda
Bu gece yıldızlar yok ama deniz arkadaşım
Kıyısında kumsala bir masa attık beraberiz
Tatlı bir muhabbet tutturduk konuşuyoruz
Güzel şeylerden sevdiklerimizden bahsediyoruz
Öyle durdu ortasında gecenin
Vurgun yedi yeminler bu dalışta
Her şey değişti birden göğün gözü kapandı
Bunca güzel zamanların ardından
Dağlar inledi denizler yırtıldı
Sonunda final oldu ecel geldi
Bahçemde bakıp yetiştirdiğim güllere
Sevmek için dokunduğumda
Güllerin yaprakları dökülüyordu
Çiçeklere bile güven kalmadı
Yaşıyor yine İstanbul sıradan bir akşam
Can kırmızısı bir kızıllık bu denize yansıyan
Üsküdardan karşıya giden dertli bir sandal
Gidiyor Dolmabahçe Ortaköy Beşiktaş
Bir son bahar yaprağı daha düştü
Ömrümüzün bükülmüş dallarından
Seninle geçerdi zaman saatlerce el ele
Güller arasında gezinirdik biz seninle
Akşam olunca güneş çekildi
Kayboldu kıyıda gezinen gölgeler
Vakit gelince gök mavisini saldı suya
Dalyanlardan yükseliyordu sihirli sesler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!