Sevdâ-yı yâr alır beni her subh-ı nûra dek,
Gönlüm sürüklenir o cemâlin huzûruna dek.
Mâh geceye zînet olur, ben sana ey dil-rübâ,
Şem'-i şebistân bile üşür firkatinle dâimâ.
Zülfün ziyâ-yı mihr ile hem-reng olur her dem,
Ruhsârını gördükçe gül olur yanağım dembedem.
Kûyunda karanfil kokar bâd-ı sabâ her nefes,
Ben ise şevkinden olur bî-hûş u bî-nefes.
Çeşm-i kebûdun bahr-i aşkın nihân sırrıdır,
Benim gönül fenerime düşen en nurlu kandildir.
Vaslını murâd ettikçe dolaşır dest ü pâ,
Hicrân beni atar tenhâ kuyulara bî-nevâ.
Züleyhâ misâli ben, sen Yûsuf-ı Ken'ân gibi,
Aşk bâzârında esîrim, al beni ihsân gibi.
Hunharca sev beni, ey şâh-ı dil, esirgeme lutfunu,
Bir kibrit çöpü misâli yakma aşkın ömrünü.
Mâh geceye yakışır, ben sana ey nâzenîn,
Mihr zülfüne secde eder, bahr olur çeşm-i rengîn.
Her nazarında benliğim senden ibâret olur,
Sende mahbûs kalan gönlüm ebed hürriyet bulur.
Ey âşık, bu dilde söylenen hep yârin adıdır;
Can tende oldukça sevdâ, ömrün murâdıdır.
Kayıt Tarihi : 8.07.2026 13:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Çeşm-i Kebûd" (Mavi Göz).




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!