Bir doktor baktı yarama,
Dedi ki bu başka yara.
Lokman bile bulamamış,
Boş yere çare arama.
Dedi ilacı bulunmaz,
Sen aklıma düşünce,
Sabah olmuyor gece.
Yüzüm avuçlarımda,
Ağlıyorum sessizce.
Elimde fotoğraflar,
Ben giderken ardımsıra,
Gitme diye yalvarmıştın.
Başını koyup duvara,
Çocuk gibi ağlamıştın.
Sen de hatırlıyor musun?
Aldanma sen suskunluğuma.
Sanma ki açtığın yaralar kanamıyor,
Sanma ki kırdığın yürek sızlamıyor.
Cümle dertlere alıştırdında;
Bu yüzden sesim çıkmıyor...
Baykuşlar gidip bülbüller mi geldi ?
Kırk yıllık ağaçlar meyve mi verdi ?
Kuruyan pınara sular mı erdi ?
Bırakıp gidecek ne vardı usta ?
Daha doymamıştı türküler sana,
Dün gece
Agop’un meyhanesinde
Masada sızıp kalmışım.
Kaldırdığım her kadehte
Senin adını anmışım.
Agop'un meyhanesinde,
Sızıp, masada kalmışım.
Kaldırdığım her kadehte,
Senin adını anmışım.
Nereden geldin aklıma,
El ele sokaklarda yürürdük seninle,
Gülüşlerin rüzgârda savrulan yaprak gibi hafif.
Dünyamız küçüktü, kalbimiz masum,
Ve gözlerimiz her şeyin büyüsünü saklıyordu.
İlk “merhaba”n hâlâ kulağımda,
Gecenin geç vakti haber verdiler.
Ahmet Turan abi öldü dediler.
Öksüz kaldı notalarla türküler,
Bu kadar acelen neydi be usta ?
Sende bu dünyadan gidip, savuştun.
Eski mektupları tek, tek okuyup,
Hıçkıra, hıçkıra ağladım her gün.
Yastığımı senin yerine koyup,
Sarıla, sarıla ağladım her gün...
Celal Özdemir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!