Ankara’ya kar yağıyormuş.
Annen senin için
“Bu kız deli yatar.” derdi.
“Üstünü iyi ört.” diye tembih ederdi.
Sen;
Boynuna sarılacağım,
Kollarında uyuyacağım,
Anneler gününü kutlayacağım,
Benim hiç annem olmadı.
Saçlarımı okşayacak,
Entarisi dar beden,
Su içiyor çeşmeden.
Gel beraber gezelim,
Kimse bizi görmeden.
Deli deli deli kız,
Aramızda uçurum var.
Dondu, buz kesti umutlar.
Biliyorum seviyorsun.
Hem de en az benim kadar.
Ben giderken ardımsıra,
Gitme diye yalvarmıştın.
Başını koyup duvara,
Çocuk gibi ağlamıştın.
Aynı toprağa basar ayaklarımız,
Aynı göğe kaldırırız başımızı,
Ama aramıza duvar örenler var;
Tuğlası korku, harcı çıkar hesabı.
Birini dinden böler,
Az mutluluk,az huzurun ucundan,
Çok şey istemedim ki ben Tanrı'dan?
Ne kaderden şansım varmış ne yardan,
Bu kadar mı bahtsız olur bir insan?
Bir günüm ızdırap,bir günüm kahır,
Mevsimlerden bahardın sen,
Vakitlerden seherdin sen,
Gülüşün ömre bedeldi,
Yiğido gardaş !
.
Yolun düşerse Sivas’a ;
Bana biraz Sivas getir…
.
Yıldız dağının karından,
Barikatlar kurdum.
Yüreğimin her köşesine.
Vefasızlar gelip,
Bir daha;
İşgal etmesinler diye.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!