Resmini yaptım hücremin duvarlarına
İsmini yazdım demirden kapılarına
Vız gelir tırıs gider idam bile bana
Zaten yıllardır mahkumum senin aşkına
Maralımın sol döşünde yarası
Avcılar peşinde yoktur çaresi
Yaş akar gözünden çıkmaz nefesi
Vurma avcı vurma nolur maralı
O da benim gibi zaten yaralı
Ne kapımı çaldı ne selam verdi
Ne yanına çağırdı ne kendi geldi
Hep beni ağlatmakmış bütün derdi
Şaşırıp bize de gelse şu mutluluk
Adını duydum yüzünü görmedim
Mikrofon alan çıkıyor sahneye
Ne notaya uyuyor nede usule
Sesi karga gibi icrası detone
Mini etek maske oldu sanata
Ekrana çıkanın burnu büyüyor
Kardeşler dağı kışta kar tutuyor mu?
Kızıl ırmak yine baharda coşuyor mu?
Bülbüllerin sevdalanıp ötüşüyor mu?
Bilsen ne çok özledim seni Sivas’ım.
Atölye nin borusu sabah çalıyor mu?
Sen kırlangıç mıydın ertesi mevsim dönmedin?
Sen hayal miydin bir görünüp bir görünmedin?
Sen tufan mıydın ki bir daha iflah etmedin?
Söyle yar söyle neydi senin benimle derdin...
Sen nasıl bir yarasın ki hiç kapanmıyor sun?
Rüzgar gibi gelip geçti yıllar
Gençliğimi çalıp kaçtı yıllar
Saçlarıma aklar saçtı yıllar
Söyleyin bu ben miyim aynalar?
Perde inmiş gören gözlerime
Yüreğe ateş değdirdin
Yüzümü yere eğdirdin
Şimdi nedir istediğin
Söyle zalim niye geldin
Sen sılaya gelir miydin
Seviyorum desem,
Bana kızarmısın sen?
Düşsem hayat yolunda,
Elimden tutarmısın sen?
Gün gelip can versem,
Kaderimle bir olup beni ağlattın
Yarama tuz bastın her gün kanattın
Öldürmekmi yoksa senin bana kastın
Öleyimde sen ağla bundan sonra
Gelmem daha kapına adını bile anmam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!