Nefesinden başka bir rüzgarı
Tanımıyor ki tenim.
Ellerini düşünmediğim bir kışım
Gözlerini hayal etmediğim bir yazım
Olmadı benim....
Her şiirde, her satırda
Sallanıyor Top dağı ,bir ince feryat figan
Çekilmiş Mehmedin eli 3.tabyadan.
Birincisine de göz koymuş düşmanın Rus'u ,
Ermenin çetesiyle kurmuşlar bir pusu.
Sarardı haziran çimenleri
Yazdayız,baharı geçtik
Gülden eser yok...
Saçımdan tırnağıma kadar,
Alevler içerisindeyim,
Bu ne sevinç,nedir bu göğü delen kahkaha
Bitmek bilmiyor hiç,işte bir gülücük daha
Uzaklardan biri mi geldi,öyle temelli
Özlemişler,özlenmiş o gelen besbelli
Bahar rüzgarlarının okşadığı otlar kadar ferah,
Yağmurlarda yıkanan yapraklar kadar temiz,
Uzun ve soğuk bir kıştan sonra,
İlk defa gökyüzünü gören bitkiler kadar mutluyum.
Öyle bir kış ki toprak
Unutmuş güneşi.
Bir bahçıvanın bahçesine,
Baktığı gibi,
Bakıyordun gözlerime.
Nasıl solabilirdim?
Nasıl bükerdim boynumu?
Nasıl yeşermezdim ?
Yitirilmiş ümitler,,
Ne zor, getirmesi geri.
Hani nerede güvenilen dağlar,
Nerede Aslı’n, nerede Kerem’in?
Yıllar hala ne bekler,
Dolacak mı bir ömrün yeri?
Gelişi nasıl bir hayal ise artık
Gidişine de razı gözlerim.
Hiç gelmeyecek bir sevgilinin
Ansızın çekip gitmesi gibi,
Öpülesi ayrılıklar istiyor ruhum.
Sözlerin bir rüzgâr, ruhuma esen,
Ne zaman anlatsam içimde seni,
Bir akşam, bir yağmur, bir nefes olur,
Ve hep sende başlar hikâyemiz.
Sana dönüktür yüzüm,
Neden bu kadar kırgınsın,
Kimsesiz bir ruhun ahı gibi ?
Yüreğinde koca bir enkaz,
Aşılmaz dağlar yığını.
Yoksa o da mı gitti,
Bir ilkbahar sabahı gibi ?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!