Nergisi ver,
Laleyi,
Sümbülü ver.
Sana çiçekler gönderiyorum bak.
Sen de bana gülüver…
Ben neden hala seviyorum seni ?
Bir çiçek solan yapraklarını neden arar ?
Yalnızlığımı arıyorum hayalinde,
Hadi gel , bul beni.
Sen yine toplamışsın bütün karanlıkları gözlerinde,
Yokluğuna alışmaya çalışıyorum.
Bazen çekiliyorum bir köşeye,
Bakıyorum ki hayalin sarılmış geliyor gözyaşlarıma.
Durup izliyorum süzülüşünü yanaklarımdan.
Ne zaman üzülsem ve dolsa gözlerim,
Yine yetişiyorsun hayalinle bile.
Sarısı çoktur güzün.
Yerlerdeki yığını
Özlüyorum öylece
Sadece ben özlüyorum
Eser yok yapraklardan...
Yürekte bir hüzün
Bir sabah,
Sıcak bir çorba dökeceğim kaseye,
Yüzerken içinde kaşığım,
İşte oracıkta düşeceğim yere,
Sönecek benim de ışığım.
Belki de bu hayat bir kabus.
Yarın sabah geç de bir saatte uyanacağız.
Bir şeylere geç kalmış ama,
Her şeye baştan başlayacakmış gibi.
Güzel bir şarkıyla kahvaltı edecek,
Sonra giyip kalınları,
Susma eziyet edene,
En mutlu hecelerinde,
Yanmasın dilin.
Koş sende ezilene,
Karanlık gecelerinde,
Yansın kandilin.
Şu bebek beşiği
Umudu anlatır sana.
Şu kapı eşiği ise,
Yalnızlığı...
Ben ise susarım.
Kalbimin deşikleri de,
Kirli bir beyaz tavan
Bir sabah, bir adamın
Uyanan sarhoş ruhuna,
Sönük bir günaydın der.
Doğrulur yatağında
Neşesiyle, hüznüyle
Ben, eylülü her şeyiyle sevdim.
Hem zaten,
Sararıp solacak,
Yapraklarım yok ki benim.
Hangi kışa hazırlıyor,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!