çalkantılı bir deniz gibi gözlerim
kalbim gözlerimde atıyor sanki
ve her atışında biraz daha bulanıklaşıyor
ne yana baksam acı renk
ne yana baksam acı duman…
Sesinin kenarındaki okyanuslarda
Martılar uçuyordu
Saçların rüzgar kokuyordu
Tenin aşk…
Bu gece yağmur yağıyor odama
Bütün pencereler kör ve sağırken
gece kurşun gibi ağırdı
boş sayfaların sessizliğinde
gölgesinin üstüne basarak yürüyordu
saçları kimsesizliğe boyalı kadın...
"gel rüzgarlara dokun" dedi
sustum...
kendine fırtına olurken insan
nasıl dokunur rüzgarlara
takvimlerden kopartılmış
Bütün pencerelerde fırtına varken
Yüzüm kapıya dönük
Kilitlenir bakışlarım
Rüzgarda kaybolan kaldırımların sesi uğuldar kulağımda
Ve sokakların solan renginde tutuşan umutların ağıtı yükselir
Donarım yalnızlığımda
Öfkeler birikmiş çillerle kaplı
Şehirlerin yüzü…
Hüzünlü şarkılara tutunarak yürüyor
Issızlık kokusu sinmiş
Serseri sokakların dipsiz karanlığında insanlar
-toprak kımıldar kızıllaşırken
ve susar tüm mezarlıklar-
dudağının kenarına yapışmış çaresizlikle dizlerini döverken kadın
buz gibi bir korku dolar gözbebeklerine çocukların
kopar uçurtmaların ipleri
bıraksaydınız kendi rüzgarımızda
birikmezdi yüzler
kiremit renkli sokaklarda.
yırtabilirdik bahardaki sisi
//Hangi taşın altında umut Layla..//
Durgundu su
Sanki sırasını bekliyordu
Aklanacak çok şey vardı...
Şimdi sen diyorsun ki
Üşüme...
Kapının hemen ardına kadar gelmişse ayaz
İçeride can çekişiyorsa anılar




-
Mehmet Kemal
Tüm YorumlarKaleminize ve yüreğinize sağlık… tebrik ederim severek okudum