Ağlardım eskiden.
ölülerin mezar taşlarına yaslanıp.
bir hayalin ardından,
Vedalarla uslanıp ağlardım.
Umudu sineme çeker,
Bir kanat çırpışında yaşamak varken aşkı.
Issız bir çöle sürgün açıverir kanatlar.
Bir otel odasında yaşıyorken hayatı.
Ummana sandal ister açılır saltanatlar.
Kimi yaşarken güllere nakşeder hayatını.
İçtim hayatı bir dem de.
Canım biçare beden de.
Ziyan olmuşum ben sen de.
Tutunacak dal isterim.
Ummana sandal olmuşum.
Ben uçan kuşlara yalancı demedim.
Yürümek istedim umuda doğru.
Karanlık akşamlarda ifade ettim ürkekliği.
Sezdirmedim açlığı gözle görebildiğim kadar.
Ve tokta gezemedim yanlız başıma.
Defterimin yapraklarına başharflerin ile başladım.
Saçlarım nasılda dağıldı bir görsen.
Hüznüm ve Ben
Sen yoktun ya yanımda!
Ne, karlar yağdı şakaklarıma.
Ne de umursamaz bir yağmur senden ötürü.
Sessiz bir düşün ardından
Elvedan olmasın isterdim.
Buruk bir sızıyla
Kalbimden silinip gitmesin hatıralar.
Gülümseyen bir çocuk edasıyla
Bağlanmışken hayata
Yorgunum;
Güpegündüz başucumda çiçeğim.
Aklım sefalete mahkûm dillerde
Gözlerimde fer koymadı kaşlar neyleyim
Deryalara bıraktım dargın gönlümü
Şakaklardan ter boşalır yine yorgunum.
Ben bir şairim;
Belki bir makale yazısında konunun ana fikri.
Belki bir romanda önemli bir başyapıt.
Belkide tiyatro sahnesinde bir aktör.
Ben bir şairim;
Maviyi feza diye tanıtırım taze beyinlere.
Ne bir gemisin rüyalarımın denizinde,
Beni bekleyen.
Nede ağlayan bir bebeğin gözyaşısın tutamadığı.
Sen
Aynada gördüğüm yüzsün
Anıların saklı olduğu.
Yalan dünya bre paşa.
Ne canlar düştü ataşa.
Nedir bu alem temaşa.
Eren var mı benim gibi.
Hatır gönül girdi işe.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!