İçtim hayatı bir dem de.
Canım biçare beden de.
Ziyan olmuşum ben sen de.
Tutunacak dal isterim.
Ummana sandal olmuşum.
Ben uçan kuşlara yalancı demedim.
Yürümek istedim umuda doğru.
Karanlık akşamlarda ifade ettim ürkekliği.
Sezdirmedim açlığı gözle görebildiğim kadar.
Ve tokta gezemedim yanlız başıma.
Defterimin yapraklarına başharflerin ile başladım.
Saçlarım nasılda dağıldı bir görsen.
Hüznüm ve Ben
Sen yoktun ya yanımda!
Ne, karlar yağdı şakaklarıma.
Ne de umursamaz bir yağmur senden ötürü.
Sessiz bir düşün ardından
Elvedan olmasın isterdim.
Buruk bir sızıyla
Kalbimden silinip gitmesin hatıralar.
Gülümseyen bir çocuk edasıyla
Bağlanmışken hayata
Sararır sineler bilinmez neden.
Her daim bakidir zayolmaz beden.
Şu utanmaz gönül deryada giden.
Ufka doğru bir görünmez yol olur.
Bir uzak diyara uzanır düşler.
Memleket aynı
Yaşantılar hep sade.
Karakterler gün aşırı karışıyor.
Mavilikler endamında seyreyleyen
Bulutların ihtişamı da burada.
Suların hükmettiği berraklığı
Gün aşırı bulutlar dizilirler önüme.
Saçlarım ağarır nedenini düşünemem.
Bunu ne sen fark edersin.
Ne de ahududu menekşem.
Sevgili menekşe'ye
Ne yarin resmine benzer ayrılık
Ne geceler çöker herdem üstüme
Uslanmaz bu gönül neme gayrılık
Sualim bulunmaz artık dostuma
Sitem eyleyemem gönül yaredir
Kızıl kıyametler koptu peşimde
Hasreti sılaya bağladım gönül
Ucuz bir saltanat vardı düşümde
Her daim onunla ağladım gönül
Bir damla yaş ile gönül evimde
O köşe başında yalnız bir ayyaş.
Dokunsan üstüne esbabı yamyaş.
Yırtar narasıyla gece vaktini.
Bir bir hatırlıyor sonra ahdini.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!