Medet eyle gönül medet can gider.
Ağla gözün yaşı yoksa kan gider.
Yiğit ölür ardın sıra şan gider.
Eğil gönül evin koca han olur.
Gökyüzü ne bilir gecede düşü.
Ne sen varsın yanımda
Ne de yüreğimi ıslatan gözyaşın.
Çölün en ücra köşesinde kalmış,bir palmiye kadar yalnızım.
Ürkek ve karamsar.
Kısacası gül yüzlüm;
Kırmızının acısını tattı dudaklarım.
Ve esrarlı bakışlarıydı gözlerimin sanatı
Yalnızlıklar ürpertmedi ruhumun ensarını
Bulamadı gönüller, bulamadı aşkımın emsalini
Her dokunuşta bulanır mı çehredeki o sevinç
Ve kalbime vurulan her kamçıda kanatlanırmı ruhum
Alemden sıyırdım sıtkım
İlahi kudretten çıktım
İnsan olduğum unuttum
Narına yanmaya geldim.
Bülbülüm kanadım açtım
Bir ihtimal;
Bakışlarında ki tebessüm,
Bana olan sevgini anlatıyor.
Bir ihtimal daha var.
Şunun şurasında;
Tebessümün aşka ait olmadığını hatırlatıyor.
Makamına erdiğinde gönül
Efkar kadeh tokuşturur zamana inat
Bilinmez bir destan olur dileğin
Hiç umulmadık bir düşmanki yürür
İki taşın arasında
Sanada hasım olur zaman
İnadın olmasa yürürdü bu aşk
Gözlerimde ki yaş kururdu inan
Sevda kelimesi dudaklarında
Son sözün olsaydı dururdu dünyam.
O ela gözlere daldım derinden
Kaç umudu ipe çektim
Uyurken bir şehre sıkılan kurşun tadında
Bilmem kaç gölgeyi serecektim yerlere
Sevdanın geç kalmış adını bilebilseydim.
Söyleme sultan halını
Arzeyler gönül yarını
Gelip geçen kervanını
Beklesen de kar eylemez.
İşleme kalem sözümü
Şimdi uzaklarda boş bir handayım.
Düşümde yaklaşır bir ayak sesi.
Hasretinle yüklü bir kervandayım.
Sorarım hancıya bu neyin nesi.
(09.10.2011)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!