Seni düşünüyorum çok uzaklardan,
Gün batımı İstanbul’da.
Yorgun ve bitkin gönlümün sesiyle
Sana sesleniyorum.
Ne güçlüyüm,
Hayalimde bile,tutamıyorum kendimi.
Bu günlerde,
Koşacağım yanına,salya sümük,
Başımı yastığa gömer gibi.
Sana âşık olmayı ben istemedim.
Benim içimdeki güç sana yöneldi.
Ben beni dilsiz kelimelerle frenlerken,
İçimdeki güç “sen, sen” diye yüklendi.
Rüzgarların,
İsmini kulağıma,fısıldadığı bir gün.
Yorganım,mor bulutlar olmuş,
Yastığım,ağlayan gökyüzü.
Kendimi,yağmur damlalarına,
Şimdi bunu yazarken,
Dilim gönlüme,bildirim yapıyor.
Harflere seni dokuyarak,
Enstrüman eşliğinde,
Her kelimesi olay olsun,
Seni ne çok seveceğim
Dil bulmayacak sevişlerim
Kalbimde ısıtıp ısıtıp dem edeceğim
Sen bilmeyecek sevişlerim
Ne zamandı hatırlayamıyorum
Belkide hak evinde,çocukların meleklerle semasında
Belkide aşka kapılıp kendimi yok sayışımda
Yada mor bulutların kızıla boyanışında
Seni düşünmüş olmalıyım
Kalbim çınlamış olmalı
Çocukça bir çılgınlık yapmak geldi içimden,
Büyümüş gönlümü ve gözlerimi kapatarak,
Çocuklar büyüdükleri zaman,çılgın olurlar diye düşünmeden,
Hani zemzem suyuna,saf ve tertemiz demişiz ya,öyle işte.
Hep,zor günleri seçtim,
Sana koşmak için,zor kadın zor şehir,
Dağ ettim yüreğimde,bilmece ettim dilimde,
Gönlümdeki aşk pınarından,
Su taşımak istedim,ellerimle,
Hiçbir şeyden habersizdin,
Belki de her şeyden haberdar...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!