Kirpiklerine vurunca güneş,
Yer gök,bakır kızıllığına dönüşür.
Kelebekler kanat çırpar,
Sana ömür,ömür,
O bir kaç zaman çırpınış da,
seni gözlerimden düşürdüğüm gibi
gönlümden de düşürüyor
seni geceden düşürdüğüm gibi
gündüzden de düşürüyorum
seni martıların kanadından
Kadınlar bilmeden eğitirler adamları,
Adamlar öğrenirler ama öğretmezler.
Uzaklardan bir koku gelir,
Cumanın kokusuna benzer.
Belki de gül bahçesinde pembe bir gülün kokusudur,
Ya da güneşin kokusu.
Evlenirken,
Neyin var derlerse,
Park,bahçe,kumsal ve,
Lünapark'ım var,
Kalbimde nur,
Canı canana teslim edem diyorum,
Edem de murada Erem diyorum,
Bu can kafesinde pırpır,
Bıraksam da canana uçsa diyorum.
Ben pek alışık değilimdir,
Birisinin beni düşünmesine,
Hep ben düşünürüm.
İsminin baş harfini,
Gülüşündeki güneşi,
küçük sözler büyük akıllara takılır,
oradan gönüllere iner,
bazen,söz yerine bir bakış yeterlidir,
büyüyen göz bebeklerinin,
aşka nefes aldırması gibi.
Bırak beni,kimse bilmesin,
Gizli bir,sevdalık olarak kalayım.
Hep gözlerinde bir fer,
Hep sözlerinde bir sır olayım.
Ben bir kadına,aşık olmak isterdim.
Kiraz
Hayalleri,ellerinden alınmış gibi,
Hayalsiz dolaşıyorum,
Kasvetli gökyüzü altında.
Birkaç eski zaman şarkısı,
Gönlümden dilime düşüyor,
Sana yazmayı denedim,cesaretim yok,
Kısacık iki kelime,teşekkür ederim.
Güneşe aşık olmuş bir adam,nasıl çaresiz ise,
Bende öyle seninle,sensiz çaresizim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!