Yandığımı resmedip ,semaya gersem,
Güneşten, aydan ğayrı,ne ola ki ismim.
Kırılganlıklarını bir seferde çek içine
İçin kırılsın eski bir gecekondu gibi
Onarılmayı bekleme içten dışa
Onurun kaybolur onursuz kalırsın
Söyleyemediklerimi dile alalım
Bilirsin dil kalbe indirir
Sonra bulutlara yazarız
Bulutlar yağmur olarak yağdırır
Bir özlem var içimde
Hayallerimin yarısına gelmiştim
Hayallerim benim yarımı bitirmiş
Hep bir sevgiliye takılmış kalmıştım
Hayallerim sadece saç tellerini avuç içlerini öpmekti
İstanbulda bu sabah cuma,
İnanılmaz güzellikte gök kubbe.
Sevgiliye damlar gibi damlıyor,
Şehrin topraklarına rahmet.
Çocuklugumun masumiyetinde,
Ağaçlar yaprak döker,
Çiçekler,dallarına küser,
Kuşlar,özgürlüğe veda eder,
Balıklar,yosun cennetine,
Güneş,doğmaktan ve batmaktan,
Tekrar demliyorum yüreğimde,gelirsin diye.
Aşk bana... neler yaptırıyor,seni üflüyor benligime.
Zamanın bir vakit ezan sesinde,
Senin için damlasaydı düşüncelerim,
Hıçkırıklara karışırken,
Seni düşünüyorum çok uzaklardan,
Gün batımı İstanbul’da.
Yorgun ve bitkin gönlümün sesiyle
Sana sesleniyorum.
Sana âşık olmayı ben istemedim.
Benim içimdeki güç sana yöneldi.
Ben beni dilsiz kelimelerle frenlerken,
İçimdeki güç “sen, sen” diye yüklendi.
Rüzgarların,
İsmini kulağıma,fısıldadığı bir gün.
Yorganım,mor bulutlar olmuş,
Yastığım,ağlayan gökyüzü.
Kendimi,yağmur damlalarına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!