Belli ki,bana yalnızlık biçildi.
Kimsenin suçu yok,benim kumaşım böyle.
Sapla samanı ayırırsın ya,hasat mevsimi,
Aşk aşkla yoğrulursa,
Hak zuhur eder.
İki gönülde bir olursa,
Bakmak gerek,
Hak ne eder.
Eskiler den kopup gelen
Bir şey ler dolanıyor
Gözlerimin akından
Siyahına karışarak
Kalp duvarlarıma
Yapışıyor inceden inceye
Kapımdan giderken aşk,
Dışarıdaki seslerin ne olduğunu bilmeden,
Sımsıcak sarılışlara bakan gözlerde parlayınca,
İçimdeki karla kaplı dağlara çarparak yankılandı,
Al gönlümü koy gönlünün üstüne der gibi,
Nereye koysam seni.?
Gönül razı değil.
Meltem rüzğarlarıyla içime,
Nefes gibi derinden dolsaydın.
İnceydi,hangi kelimeler aşktan daha ince ise,
Öyle bir incelikle,yudumlamıştım seni,
İlk kez balonu gören,
Gökkuşağı na hayran,çocuk gibi,
Utangaç,çekingen ve heyecanla,
Bir zerre nur dökmüşler,güldeki bendime,
Taşsam nura yazık,
Aşsam güle.
Bu gün;
Seni bir kaç şiir ile,
Sarhoş etmek istedim.
Elime,yüzüme bulaştırdım.
Kaç yaşındaydım bilmiyorum,
Mor menekşelere gülümserken.
Adımı sordular menekşeler,
Çocukça bir tebessüm ile,
..........dedim.
Hangi mısralarda arasam seni,gizli den gizliye,
Gönlümün sana yanık lığını,
Harflerden,kelimelerden saklayarak,
Zira,kelimelerim,harflerim sana aşık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!