Yine dalma,
Aldatan hülyalara.
Ve girme,
O karanlık sokaklara.
Sakın tutma,
Gölgenin elini.
Gerçek sevdaları!
Ne, gözyaşları…
Ne, sam rüzgârları…
Ne de, “kıyametler” eritebilir!
“Âşık! ”
Yarınlarını gözlemeden,
Hüzünlenirim…
Bir o kadar da;
Düğümlenir nefesim.
Ve…
Gözyaşlarım; ‘közüne” düşer!
Bir kuyu arıyorum;
Taşımı atmak için.
Bir boşluk arıyorum;
Başımı sokmak için.
Kırk akıllı yok ise
Bulmak için gerçeği; ömür boyu ağladım
Sönmeyen ateş ile yüreğimi dağladım.
Birden günün birinde; bir kuytuya saklandım
Sonuç nefsin lehine; bu hayatı akladım.
Âleme ters akmak garip beklenti
Boşlukta yürümek buna eklenti
Güneşle dans etmek ilginç hevesti
Umut özlemini anca bitirir.
Rüzgârda yelkensiz, kaptan dümensiz
Karanlıklar sönerken ağaran tan yerinde
Sahildeki kumsalda, dalgaların renginde
Martılar cümbüşünde, balıkçı teknesinde
Seni seyre dalardım gönül penceresinde.
Dağlardaki rüzgârda, eteğindeki kırda
Denizde sallanan kayık misali
Ve bir kırık kürek elimde olan
Hırçın dalgalarsa aşkın timsali
Ve bir kırık kalptir elimde kalan
Boyna ilmik ilmik geçer bu hayat
Vur…
Devrilsin artık;
Bu kırık sehpa!
Ve…
Bedendeki Ruh;
Sallansın darağacında!
Yıllar akar…
Ak saçlar düşünce önüme
Kemale erince de ömrüm
Her gece o âleme dalarım.
Hep söylemişimdir
O geceler dosttur, ilaçtır
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!