Kızıl paslı çivilerle dağlanırken gövdem
Taş sokaklar sızlıyor ayaklarım altında
Kör kandiller titrerken sağır pencerelerde
Ruhum çarmıha gerilmiş bu koca şehirde
Kaldırımlar emiyor içimdeki zehirli tuzu
Gecenin sırtına binmiş asırlık bir keder
Gök kubbe yıkılacak gibi çöker üstüme
Ruhum çarmıha gerilmiş bu koca şehirde
Ufukta eriyen silüetler yabancı bana
Bütün aynalar kırık bütün kapılar kapalı
Suskunluk demir bir çember gibi boynumda
Ruhum çarmıha gerilmiş bu koca şehirde
Sokak lambaları kusuyor sarı zehrini
Gölgesiz hayaletler dolaşır köşe başında
Zaman akmaz olmuş durmuş damarlarımda
Ruhum çarmıha gerilmiş bu koca şehirde
Bütün yalanlar giyinmiş süslü libasını
Hakikat taşlanıyor meydanın ortasında
Kimseler duymuyor içimdeki feryadı
Ruhum çarmıha gerilmiş bu koca şehirde
Kurtulmak imkansız bu kördüğüm ağından
Her nefes bir zehir gibi işler kanıma
Adımlarım gömülüyor isli toprağına
Ruhum çarmıha gerilmiş bu koca şehirde
Sonsuzluğa açılan o son kapı kilitli
Tanrılar duymuyor kulun aciz ahını
İçimde yankılanır ecelin ayak sesi
Ruhum çarmıha gerilmiş bu koca şehirde
Yıldızlar sönmüş üstüme çökerken gece
Bütün yollar çıkmaz bir labirente varır
Sensiz bu dünyada kalmış son gölgeyim ben
Ruhum çarmıha gerilmiş bu koca şehirde
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 15:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!