Esinti ensemi yalıyor
Serin ve tatlı
Sis ufku mumyalıyor
Esrik, esrarlı
Ben neler diyorum
Özlüyor Yakub Yusuf’unu
Döndü mahremin aynaları
Dikkat et sönmesin içindeki kıvılcım
Ne kadar zorlarsa hayat
Siniyor aynalara sevincim
Atam İbrahim’in mirası
Baltam köreldi putlara yetmiyor
Gündüz gece fark etmedi hep ben sana dâi
Aklım faka basmış ama kalp düştü fedâi
Bîmâr da eden hem beni tamir de eden sen
İlletlere düştüm bana sensin o müdâvi
Fıtrat-ı insandır, bir illete batıp
Bütün ümidini bir dehşete satıp
Kalınca çaresiz, bir döşeğe yatıp
Islahına mukadderdir bu ilm-i tıp
Kemal-i hilkati belletir ilm-i tıp
Günlerdir yağıyordu, durdu yağmur
Göz bebeklerim aya aç, mahmur
Ay görünmedi günlerdir
Ay ışığıyla aydınlanan
Yağmurlu hayaller kur
Yağmurlu yollara, ay ışığını serdir
Yalnızlık bir insan olsaydı,
En sadığı olmaz mıydı?
Herkesin gittiği anda,
Kimse yokken yanında,
Yalnızlık hep oradaydı.
En sessizi olmaz mıydı?
Bu hayat yaşanır mıydı bir gün, bir emel olmasa eğer?
Dikene katlanır mıydı meftûn, gül güzel olmasa eğer?
Özledim üstad
Özledim seni
Vakit kaybetmeden
Anlat bana beni
Yaz üstad yaz
Bulmam huzuru ömrümde kalmadı pek de zevk
Bağlar kurudu gönlümde kalmadı bir ahenk
Dağlar yürüdü önümde atmadı nabzım pek
Ağlar bürüdü gözümde kalmadı hiçbir renk
Bulmam kusuru özümde kalmadı hiç de şevk
İlimle örtünce üşüyen ruhunu
Evren biliyor ki sen tanımıyorsun onu
Tanımıyorsun kendini
Şah mat olmuş oyun ama ayakta vezir
Dağıtmış alem, kafalar medcezir
Zamanın akışına bırakılmış her şey




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!