Hoşgörü birinci kural, gönüllülük de ikinci
Sevgi sohbet zirvede, kalmasın hiç kinci
İster günahkar ol, ister papaz, imam, dinci
Her bireyin özünde, vardır elbet bir inci
Titreşti tellerim akorsuz sesiyle
Yad eller çalıyor içimde parçalar
Bir cihetim boşlukta kaldı sesiyle
Yankısı çelikten ruhları parçalar
Kaç bin latife ve milyar adet cümle
Konuşmak şart değil susabiliriz sadece
Sözlerim eriniyor sessizliğe erince
Aradığım gözler kalabalığa karışmaz
Gözlerim bileniyor sensizliği bilince
Kazanan kaybeden bulunmayan yarış
Herkes koşuyor da nereyedir varış
Bütün şevkim benliğimden çekilirken
Gerçeğe varanın canına kıyılmış
Varlığım bulut mu, rüzgarlara yılmış
Mavi utangaçtı
Karalar bağlıyordu göğü ve yeri ve insanı
Bulutlar ağlamalıydı ama meteoroloji yalanlıyordu
Güneş suça ortaktı
Tenimde hissettim göz yaşlarını
Güneş haberlerde sırıtıyordu
Kalabalıktan avlanmış
Ardından ona seslenmiş
İki kelamla tavlanmış
Gönül şuhla beslenmiş
Kim kiminle belirsiz
İsmail gibi boyun eğ İbrahim’in bıçağına
Ama mazlum rolü oynama zalimin çağına
Selamını al solunun sen ver selam sağına
Gafil olma nazar et yediğin üzümün bağına
Her beşer şaşar gibi takıldın gafletin ağına
Yalan dolanır ayağına, tırman gerçeğin dağına
Anlatmak istediklerim var
Anlamak istediklerimle
Anlatılsın istediğim
Tesir etsin kalplere
Bilinsin istediğim var
Bu aralar kafam çok karışık
İçim geçmiş tünelden
Tünelin sonu ışık
Hayal gerçeğe hep aykırı
Geçimsizim içimden
Gayem sineme kazılı
Turuncu
Sarı ve kırmızı
Uykusuz gözlerimin yurdunu
Ateşin renkleri sardı
Kaçak uyku




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!