Ne bir mana, ne bir his,
Yolum kayıp, önüm sis.
Zihin ve gönül bomboş,
Kalem kırık, kağıt pis.
Durakladım bu ara.
Geceye sevdalıyım
Karanlığı seviyorum
Çünkü herkes gösterirken halini
Ben saklamak istiyorum
Herkes görmek peşinde her şeyi
Ben bir ışık görüyorum
Bilinmez olanı bildirene minnetin
Gitmek var kalmak var bilmek zor
Ellerini tutardın tedirgin ellerin
Ümit yok lakin zaman hızla yürüyor
Yollar var yıllar var bulmak zor
Zamanın kardeşi hasret evladı keder
Müthiş cana cânân, yüzü beyzâ ki ne rânâ,
Rûhum ona kurbân, sözü bilsem de ne mânâ.
Keskin kaşı gergin, gözü şefkat dolu lâkin,
Var gamzesi pek hoş, özü kâmil ve de sâkin.
Baksın bana tek bir anı, cevher gibi andır,
His yok diye ancak, tabi sen kendini kandır.
Eriyorum ama ellerine direnirim
Direnirim ama direnişim değildir aslolan
Bilenirim çünkü biley taşıdır güzeller
Körelmiş iradeler direnişe nasıl hazırlanır başka
Paytak yürüyen güzel kızlar
Güzel poz kesen aylaklar olmasa
Ahını alırlar mazlumların
Ama ödünç olarak
Ödeyecekler bugün yarın
Hem de kahrolarak
Zalime hüküm verilecek günler yakın
Ceddim, emelim, ya fikriyatım? Neydi adım?
Ne oldu bana, ya hissiyatım? Ne yaşadım?
Bir vakitler yalnız olsam, boş da olsa ardım,
Ben fikrimin uğruna, koca dağlar aşardım.
Sanki bir başkasıyım artık ne var dünlerden
Değişik, duyulmamış imgeler,
Ve gözümde iz bırakıyor rengarenk simgeler.
Sanki gökyüzünü boyuyor sevgi,
Ve deniz mürekkep olmuş sanki.
Bulutlar pamuk belki gerçekten,
Bir gözyaşı durdu gözümde
Ufkum da karardı sis indi
Eylül yine geldi hüzünle
Hazan yine böyle hazindi
Yağmur bozdu yağdı düzeldi
Çatık kalmış kaşlarım
Yazılmış yazacaklarım
Söylenmiş söyleyeceklerim
İnatçı göz yaşlarım
Zemzem kuyusu içim
Hem derdim hem dermanım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!