Üç–dört gün…
Takvimde küçük bir çizik,
ruhumda koca bir çağ.
Zaman,
senin yanında yürümeyi unuttu,
saatler kalbimizin ritmine uydu.
Gülüşünle sabah oldu,
sesinle akşam çöktü üzerime.
Birbirimize söylediğimiz her söz,
göğe bırakılmış bir dua gibiydi;
yeryüzüne düşmeden önce
kalbimizde mühürlendi.
Sen bana baktığında
kendimi daha doğru bir insan gibi hissettim.
Sanki içimdeki kırık aynalar
tek bir ışıkta birleşti.
Ben sana baktığımda
bir yuvanın,
Bir ömrün,
bir kaderin
ilk çizgilerini gördüm.
İki ruh,
aynı kapıya yürüyen
iki sessiz yolcu gibi.
Mutluluk bizde gürültü yapmadı;
usulca oturdu yanımıza,
ellerimizi tuttu.
Ne taşkındı,
ne aceleci…
Bilgeydi.
Bizi sınayan
hayatın içinden geçip gelmiş
eski bir dost gibiydi.
Şimdi önümüzde bir bekleyiş var.
Adı sabır,
soyadı inanç.
Zaman bir nehir gibi aramızdan akıyor
ama biz aynı kıyıdayız.
Biliyorum;
bazı kavuşmalar
hemen olmaz ki kutsal olsun.
Bazı yollar uzun çizilir ki
yürüyenler gerçekten birbirine ait olsun.
Ben seni beklerken
yalnızca günleri saymayacağım.
Sana olan saygımı büyüteceğim,
sadakatimi derinleştireceğim,
kalbimi sana daha temiz bir kap yapacağım.
Her gecede seni niyet edeceğim,
her sabah seni şükürle anacağım.
Çünkü aşk sadece dokunmak değil,
emanet etmektir ruhunu bir ömre.
Güven…
İki insan arasında kurulan görünmez bir tapınak.
Duvarları sözle değil,
suskunlukla örülür.
Sen bana güvendikçe
ben kendimi daha doğru tutarım.
Ben sana sadık kaldıkça
sen korkularını bırakabilirsin.
Aşk böyle büyür;
iki insan birbirinin içini emanet alır.
İnanç…
Gözle görülmeyeni sevebilme cesareti.
Henüz gelmemiş bir yarına
şimdiden kalbini açabilmek.
Biz inancı seçtik.
Kolay olanı değil,
doğru olanı.
Geçici ateşleri değil,
ömürlük ışığı.
Biliyorum…
Bir gün bu bekleyiş bitecek.
Zaman diz çökecek önümüzde.
Ayrılık kelimesi sözlükten silinecek.
Ve biz,
bugünlere dönüp
“İyi ki sabretmişiz,”
diyeceğiz.
Çünkü gerçek kavuşma
önce ruhta olur.
Sen benim kalbimde
sadece sevdiğim kadın değilsin;
dua ettiğim kader,
koruduğum emanet,
Önümde saygıyla eğildiğim ruhsun.
Sana olan bağlılığım
yalnızca arzudan değil,
bilinçten,
seçmekten,
sadakatten doğuyor.
Ben seni bekliyorum…
Korkmadan,
acele etmeden,
inandığım gibi,
sevdiğim gibi.
Ve biliyorum ki
biz birbirimize yalnızca kavuşmayacağız;
birbirimize layık olacağız.
Sercan Erbaş 2
Kayıt Tarihi : 29.03.2026 20:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Zaman algısını bekleyişlerde yitiren basit bir adamın saçmalamaları...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!