Uykular yine senden önce terk eder beni,
sensiz geceler adını bilir ama söylemez.
Çarşafın bir ucunda oturur sessizlik.
Bir kadın gibi suskun,
Bir kadın gibi derin...
Sen geçersin aklımdan
Başın örtülü,
bakışların açık denizlerden telaşlıca kopup gelen bir meltem esintisi gibi büyülü.
Dünya üstüne yürürken
Sen durursun
Hissiz bir adamın kalbi,
Eski bir duaya takılır
Ellerim şehirli
Ama sana dokununca
Taşra olur içim
Sıcak, samimi...
Bir sigara yanar gecenin ucunda
Dumanı sana benzer kıvrımlı, sabırlı, yakıcı...
Çarşafın gölgesinde sakladığın
Bütün iyi günleri biliyor, görüyorum
Birlikte susmayı
Birlikte gülmeyi
Birlikte yaşamayı, yaşlanmayı
Kötü günleri omuz omuza geçirmeyi
Öğrettin bana
Hiç anlatmadan...
Yastık anlamaz halimden
Çarşaf bilmez
Ama sen bilirsin
Çünkü sen
Bir adamın da örtünebileceğini
Bir kadının da bekleyebileceğini
İnançla gösterirsin
Bazen her şey boş gelir
Erkekliğin gürültüsü
Şehrin hızla kirlenen yüzü
Şerefin afişlere asılması
İyiliğin sessizce ölmesi...
Ama sonra
Bir gün gelir diye tutunurum
Sabah olur
Pencere açılır
Ve sen
Çarşafınla ışığın arasından geçer,
Işığım olursun, dünya varoldukça.
Kavuşmak
Belki de sadece
Aynı sabaha inanabilmektir
Sen inanırsın
Ben inanırım
Ben beklerim
Ve aşk
İyi günde kötü günde
Aynı yastığa değil
Aynı kaderin ortasına
Baş koymaktır.
Kayıt Tarihi : 29.03.2026 19:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Çok derin ve mânâlı bir hikayesi var, muhafaza etmek isterim...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!