Ahmet Feyzi ağabey, büyük âlim ve hatiptir
Risale-i Nurlar için can vermeye dahi taliptir
Mahkeme heyetine adeta meydan okur
Üstad, bir ağabeye işaretle der “Feyzi’yi sustur”
Hıfzı Bayram ağabey mahkeme heyeti önünde
Sadıklığa bak, gör cesareti korku yok gözünde
“Risale-i Nuru okuyorum, veriyorum isteyene”
“Bu durum hiç suç olur mu ey heyeti hâkime? ”
Halil Çalışkan ağabey savunmaya başlar
İfadesinde pür dikkat kesilir çatılır kaşlar
“Risale-i Nura, Rızayı İlahi için ettim hizmet”
“Bunu suç saymakta güvendiğimiz adalet”
Üstad Bediüzzaman Said Nursi
“Kâinata değişmem der Zübeyri”
Zübeyr Ağabey azimet ve vakarla
Sırasını bekler mahkeme salonunda
Üstad kader rüzgârı önünde bir gazel sanki
Fırtınalar nereye savurdu ise oraya gitti
Bir dikene mi takıldı, yıllarca kaldı orda
Bekledi kader rüzgârını, tevekkülle sabırla
Üstadın ömrü ya harp meydanlarında
Veyahut geçmiştir esaret zindanlarında
Bir cani gibi yargılandı mahkemelerde
Yıllarca yattı memleket hapishanelerinde
Üstadın, çileli yirmi yıl ayrılığından sonra
Hasret bitecek, ziyarete gidecek Barla’ya
Zaten bütün hayatı firaklarla doluydu
Yoktu dünyada evi barkı yeri yurdu
Üstadın hayatını “birlikte” bir daha düşünelim
Nasıl işkence, eza, cefa çektiğini “bilelim”
Vatanı, Milleti için çıkar meydana “delicesine”
Hakikaten “delidir” denir atılır akıl hastanesine
Hapishanelerde edilir işkence eziyet
Buna sabretmek en büyük meziyet
Açlık susuzluk her zulme tahammül etti
Galip geldi üstadın ihlâsı şefkati merhameti
Muhterem bir ağabey mektup yazar Üstadı Bediüzzamana
Peygamberimiz, Hülefa-i Raşidin, Gavs-ı Azam huzurunda
Cebrail Aleyhisselam ortaya çıkar bir an rüyasında
Hizmetin bittiğini söyler, davet eder maddi cihada




-
Emirhan Kıraç
Tüm YorumlarBöyle bir yetenek neden keşfedilmedi. Ya da ben mi tanımıyorum.