Abdullah Yeğin ağabey, o yıl ortaokulda okur
On üç on dört yaşında, daha henüz çocuktur
Arkadaşlarıyla birlikte, üstadı daim ziyarete gider
“Öğretmenlerin, Allah’tan bahsetmediklerini söyler”
Üstad; vuku bulacak olayı verirdi önceden haber
Ağabeylere, cezanız var tokat yiyeceksiniz der
Kastamonu’da, çile keder dolu bitecek yedinci sene
Evvel haber veriyordu yine üstad, nur talebelerine
Dinsiz münafıkların sinsi planı
Susturdukları gibi tüm ehli imanı
Güya, hapisle korkutup mağlup edilecek
Din İman Kuran duygusu, öldürülecek
Üstad, geceleyin ihlâsla okuyordu Kuran’ı Kerim’i
Tam okuyacaktır, Tur süresinin kırk sekizinci ayetini
Polisler, her zamanki gibi yaptı anî baskın
Gittiler karakola, tüm Nur talebeleri şaşkın
Kandırdı yine Hükumeti, dessas gizli komite
Toplatıldı nur talebeleri, Denizli hapishanesine
Gizli münafıkların, esasında asıl bahanesi
İstanbul’da bastırılmıştı, Ayetül Kübra risalesi
Kâinat namına, hazırlanmıştı veda töreni
Yapıldı, lisan-ı hal ile bir merasim geçidi
Temsilen, bütün bitkileri
Uğurladı, Isparta’nın gülleri
Üstadın, çok müthiş bir harareti var
Kırk derece ateş içinde, şiddetli yanar
Talebelerinden buz istedi
Gece yarısı ancak temin edildi
Üstad, senelerce emsalsiz tazip, işkence görür
Yılmadı hiç, doğru bildiği yolda açıkça yürür
Sürüldü insafsızca haksız yere belde belde
Bir cani gibi muamele yapıldı mahkemelerde
Hazreti Üstad, aziz ağabey Mustafa Sungur’a
Der, “devam eder benim hizmetim bununla”
Sungur ağabeyin savunması çok müthiş
Gizli komitenin işini ta o zaman bitirmiş
Tarih, on sekiz Mart bin dokuz yüz altmış idi
Emirdağ’ında üstad hastalanır, hem de şiddetli
Doktor muayene eder, serum verir iğne yapar
Zatürree olmuştur, tedaviden sonra biraz uyuklar




-
Emirhan Kıraç
Tüm YorumlarBöyle bir yetenek neden keşfedilmedi. Ya da ben mi tanımıyorum.