Zemzem kuyusu bulunup kazıldı
Gelen hacılara her yıl dağıtıldı
Aradan çok maceralı pek uzun seneler geçti
Bir anda bu kadar zaman nasıl da uçup gitti
Abdü’l-Muttalip oğulları ile bir gün toplanır
‘Kurbanlık oğlun’ kura ile tespite karar alınır
Her bir oğul, fal okuna kendi ismini yazacak
Kâbe önünde kura için herkes hazır olacak
Bir elinde bıçak diğerinde Abdullah’ın eli
Oğlunu kurban edecekti artık niyeti belli
Tuttu Kâbe’nin yolunu Abdullah’la beraber
Boynu bükük kaldı geride bütün kardeşler
Teklifi kabul ederse eğer verecekti yüz deve
“Sen hemen git ara helalini” demişti Rukiye ye
Abdullah bu teklifi haram diye, etmişti ret iffetinden
Yüz deveyi dahi kabul etmez, o yüce hasiyetinden
Pür dikkat çalışmayı gözetleyen Kureyş halkı
Kazı yerine merakla toplanmaya başladı
Mekke’nin büyükleri geldi hemen çalışma yerine
Tekrar itiraz etmeye başladılar Abdü’l-Muttalib’e
Âlemlerin efendisi kâinatın güneşi
Ruhların mayası kalplerin neşesi
Güllerin en güzeli, tüm gözlerin feri
Ey insanoğlunun en aziz yüce eri
Bediüzzaman, Denizli hapishanesinde mahkûm
Allah’ın veli kullarını, hapiste tutmak ne mümkün
Halk üstadı, iki üç sefer görür camide
Denizli çalkalanır, müthiş bu haberle
Hazreti Üstad, aziz ağabey Mustafa Sungur’a
Der, “devam eder benim hizmetim bununla”
Sungur ağabeyin savunması çok müthiş
Gizli komitenin işini ta o zaman bitirmiş
Hapishane koğuşu, çok soğuk, hem de rutubetli
Kimse yok, görüşmek yasak, zaten oda ufunetli
Denizli hapsinin, ebedi bir meyvesi
Kibrit kutuları içinde, yetiştirilir fidesi
Çok ağır şartlar altında, geçmekte günler
Üstadı, vicdansızca üstelik zehirlediler
Bediüzzaman’ın, yükseliyordu ateşi
Verilen zehrin, tesiri ise pek şiddetli




-
Emirhan Kıraç
Tüm YorumlarBöyle bir yetenek neden keşfedilmedi. Ya da ben mi tanımıyorum.