Kışın soğuk toprak altındaki taneler
Dile gelse bize nelerden şikâyet eder
Zifiri karanlık, eser şiddetli fırtına
Balçık çamur içinde kalır aylarca
“Korkma diyordu” Abdülkâdîr Geylani
“Sıkıştığın zaman yanındayım daimi”
“Dünyanın şarkına garbına gideceksin”
“O asırda sen benim en has müridimsin”
Zulüm, işkenceler çok dehşetli devam eder
Falakalara yatırılır, nur talebeleri teker teker
Yarınlar, daha şiddetli bir gün olacak
Böyle bir zulme, insan nasıl dayanacak
Tecrittedir, hiç kimseyle görüştürülmez
Konuşmak yasak, selam dahi verdirilmez
Volta atılırken, hapishane bahçesinde
Kimse bakamaz, üstadın penceresine
Dağlarında yetişti yeşilin tüm tonu
Burada doğdu gönüllerin İlahi nuru
Sanki gökle yarışıyor mavilikte Eğridir Gölü
Barla’dan geçiyor insanlığın o nurani yolu
Sabri ağabey ayak parmaklarındaki işaretle
Üstada tamamen tefavuk edip benzemekte
Abdülkâdîr Geylani kasidesinde göstermiş
Sekiz yüz yıl öncesinden müjdesini vermiş
Mevsim kış, Erek Dağı kar altında
Hayvanatla tohumlar kış uykusunda
Üstad inzivaya çekilmiş bir manastırda
Daim ibadetle meşgul dimdik ayakta
Cenabı Allah’ın rububiyet dairesinde
Peygamberimizin(ASM) nezaretinde
Ulaştı İmam-ı Ali’nin (KV) gayreti
Zırh oldu Gavs-ı Azamın (KS) himmeti
Üstadın pervasız davranış Paşa’nın gider hoşuna
Yalnız görüşmek üzere davet eder derhal odasına
Meclis makamında Mustafa Kemal Paşa
Üstadla iki, üç saat görüşür baş başa
Nurun tohumu, Barla Isparta çevresinde
Olgunlaşıp meyve verdi, bu mümbit zeminde
Karakolda falakalar, hapishanede işkenceler
Eza ve cefayla piştiler, böylece iyice pekiştiler




-
Emirhan Kıraç
Tüm YorumlarBöyle bir yetenek neden keşfedilmedi. Ya da ben mi tanımıyorum.