Risale-i Nur hakikatleri yayılmakta ülkeye
Dinsiz olamazdı Osmanlının öz evladı Türkiye
Isparta’da çoğaltılmak da risaleler şevkle
Okuyan herkesin ruhu nurlanıyor feyizle
Gezegenler yörüngesinden hiç çıkar mı?
Ateşe yak fermanı gelmeden yakar mı?
Aylar Güneşler yıldızlar zamansız doğar mı?
Suya ilahi emir verilmeden insanı boğar mı?
Bediüzzaman’ın, halis nur talebeleri
İman’ın en son zirvesidir, hedefleri
İnsanlığı, ebediyen kurtarmaktır gayesi
Sırf Allah rızası için, ihlâsla yapar hizmeti
Sıkıntılı hapishane hayatı bitmiştir ama
Başlayacaktır sürgün hayatı Kastamonu’da
Jandarmalar eşliğinde Eskişehir’den ayrılır
Sıkıcı yolculuk sonrası Kastamonu’ya varılır
Teknoloji sayesinde,
Küçüldü dünya.
Küçücük bir köy şeklinde,
İnsan...!
İnsan...!
Kalbim bağladı sana sis hemde pus
Aşkım, sevgim, sevdam ise sana küs
Konuşursan; aşk, sevgi, sevda konuş
Yoksa bunlar hemen... hemen... sus
Coştur engin ruhumu gelsin aşk ile şevke
Aşk, sevgi için; her sözü dinle
Fakat! Hemen inanma safdilane
Edilen iltifata o parlak sözlere
Sakın ha! İnanma bak vücut diline
Tohumlar toprak altında çillenir
Peygamber’imizin, (a.s.v) dedesi artık çok sevinçli
İlahi olarak, zemzemi bulmak için, seçkin görevli
Mekke halkından, Kureyş kabilesinden
Abdü’l-Muttalip (Şeybe) seçilmiştir, kader-i ilahiden
Kararın infazı için geldi bir manga
Konuştu, Molla Said görevli subayla
“On beş dakika istedi müsaade”
“Dini vazifeyi ifa edeyim diye”
Gayesi; yeni nesli, vatanı ebediyen kurtarmak
Tüm ideali idi; Doğu’da bir üniversite kurmak
Tehlike çok büyük, kapıyı çaldı çalacak
Önlem alınmazsa bütün vatan yanacak




-
Emirhan Kıraç
Tüm YorumlarBöyle bir yetenek neden keşfedilmedi. Ya da ben mi tanımıyorum.