Kureyş büyüklerini hiç mümkün değil ikna etmek
Çare yoktu başka kazı işine bir müddet ara vermek
Bir hakeme danışılmasını Abdü’l-Muttalip teklif etti
Şam’daki kâhin Sa’d b. Hüzeym hakem tayin edildi
Ağabey “üstad çok hasta gidemez” der
İçeriye girerek durumu üstada izah eder
Emniyet mensupları huzura kabul edilir
Bilakis Bakanın emri olduğu söylenir
Emirdağ sanki “dağsı” olmuş emirlerin
Talimatları yerine getirilir amirlerin
Emirdağ, imana giden nurani yol idi
Vicdansızca baskıların merkeziydi
Üstad’ın kapısının önünde bir bekçi
Görüşemez kimseyle yasak ziyaretçi
Devam ediyor baskı zulüm şiddet
Zaruri ihtiyacın karşılanması gerek
Hasan Feyzi, böyle bir haleti ruhiye içinde
Dört gözle, asrın sahibini bekler Denizli’de
Said Nursi, Ankara’dan getirilir
Denizli hapishanesinde mahkûm edilir
Ahmet Feyzi ağabey, büyük âlim ve hatiptir
Risale-i Nurlar için can vermeye dahi taliptir
Mahkeme heyetine adeta meydan okur
Üstad, bir ağabeye işaretle der “Feyzi’yi sustur”
Hıfzı Bayram ağabey mahkeme heyeti önünde
Sadıklığa bak, gör cesareti korku yok gözünde
“Risale-i Nuru okuyorum, veriyorum isteyene”
“Bu durum hiç suç olur mu ey heyeti hâkime? ”
Halil Çalışkan ağabey savunmaya başlar
İfadesinde pür dikkat kesilir çatılır kaşlar
“Risale-i Nura, Rızayı İlahi için ettim hizmet”
“Bunu suç saymakta güvendiğimiz adalet”
Üstad Bediüzzaman Said Nursi
“Kâinata değişmem der Zübeyri”
Zübeyr Ağabey azimet ve vakarla
Sırasını bekler mahkeme salonunda
Bediüzzaman hâkim önüne çıktı
Çok müthiş bir savunma yaptı
Salonda sanki gök gibi gürledi
Zındıkanın başına inen şimşekti




-
Emirhan Kıraç
Tüm YorumlarBöyle bir yetenek neden keşfedilmedi. Ya da ben mi tanımıyorum.