Cenaze Cuma günü kalkacak
Umum Türkiye’ye haber salınacak
Isparta milletvekilleri, çıkar başbakana
Cenazenin getirilmesi istenir, Isparta’ya
Yirmi üç Mart bin dokuz yüz altmış, Çarşamba
Cenaze hazırlıklarına başlanır, öğleden sonra
Bütün Urfa esnafı, dükkânlarını kapatır
Cenazeye gelir tüm halk, işi gücü bırakır
Bediüzzaman Said Nursi’nin cenazesini
Yıkayacak Urfalı Molla Abdülhamit Efendi
Zübeyir, Bayram, Hüsnü, Abdullah Ağabey
Sıddık dost, Aziz muhatap Hulusi bey
Küçük çaylar ırmakla eşleşir
Nehirler, koca denizle birleşir
Deryalar hep beraber geldi bir araya
Dönüştü, koskocaman sonsuz okyanusa
Hoca, döndü geriye sordu cemaate
Bediüzzaman’ı “nasıl bilirsiniz” diye
“En büyük bir müçtehittir” dedi Nur talebeleri
Dendi aynı zamanda kıyamet “Asrının vekili”
Üstadın, mutlak gideceğini duyan Urfa halkı
Devreye koymak isterler, tüm resmi makamı
Postane önünde uzun kuyruklar var
Yağar Ankara’ya yağmur gibi telgraflar
Ağabeyler gider, hemen hastaneye
Dilekçeyle müracaat ederler Baştabipliğe
Hazreti üstadın muayenesi talep edilir
Neticede rapor tanzim edilmesi istenir
Oda kapısı içeriden kilitlenir
Üstada hizmete devam edilir
Hazreti üstad ve sadık talebeleri
Az’da olsa rahatlamıştı gönülleri
Hazreti üstad şöyle der, vefatından az önce
“Bunlar tepe takla olup gidecek” ben ölünce
“Hiç kimse anlamak istemedi beni”
“Bulaştırmak istediler bana siyaseti”
On bir Temmuz, bin dokuz yüz altmış Pazartesi
Zamanın, Doğu kolordu komutanıyla Urfa valisi
Özel bir uçakla beraber gelirler Konya’ya
Haber gönderilir, Abdülmecit Ünlükul’a




-
Emirhan Kıraç
Tüm YorumlarBöyle bir yetenek neden keşfedilmedi. Ya da ben mi tanımıyorum.