Üstadın Isparta da kaldığı dönemde
Peygamber diyarından gelen ziyaretçilere
“Urfa Taşı ile toprağı ile mübarektir” der
“Ahir ömründe ziyaret edeceğini” söyler
Çağrılır mahkemeye ağabeyler
Yargılamayı başlatır hâkimler
Mahkeme Heyeti sorgu suale başlar
Nur talebeleri müthiş bir savunma yapar
Dünya da zındıka fikrinin başı Rusya
Savaş halinde, Nato’nun ordusuyla
Acımasızca devam eder muharebe
Cephe ise, bahtı kara Kuzey Kore
Bayram Ağabey Cevşeni yedi kat muşamba ile
Su geçirmez bir kılıf yapar Muhterem annesiyle
Taşır üzerinde katiyen eksik etmez
Çelik zırh olur hiçbir şeyin gücü yetmez
Üstad kader rüzgârı önünde bir gazel sanki
Fırtınalar nereye savurdu ise oraya gitti
Bir dikene mi takıldı, yıllarca kaldı orda
Bekledi kader rüzgârını, tevekkülle sabırla
Üstadın ömrü ya harp meydanlarında
Veyahut geçmiştir esaret zindanlarında
Bir cani gibi yargılandı mahkemelerde
Yıllarca yattı memleket hapishanelerinde
Üstadın, çileli yirmi yıl ayrılığından sonra
Hasret bitecek, ziyarete gidecek Barla’ya
Zaten bütün hayatı firaklarla doluydu
Yoktu dünyada evi barkı yeri yurdu
Üstadın hayatını “birlikte” bir daha düşünelim
Nasıl işkence, eza, cefa çektiğini “bilelim”
Vatanı, Milleti için çıkar meydana “delicesine”
Hakikaten “delidir” denir atılır akıl hastanesine
Hapishanelerde edilir işkence eziyet
Buna sabretmek en büyük meziyet
Açlık susuzluk her zulme tahammül etti
Galip geldi üstadın ihlâsı şefkati merhameti
Muhterem bir ağabey mektup yazar Üstadı Bediüzzamana
Peygamberimiz, Hülefa-i Raşidin, Gavs-ı Azam huzurunda
Cebrail Aleyhisselam ortaya çıkar bir an rüyasında
Hizmetin bittiğini söyler, davet eder maddi cihada




-
Emirhan Kıraç
Tüm YorumlarBöyle bir yetenek neden keşfedilmedi. Ya da ben mi tanımıyorum.