Sabırsızlıkla beklenen talimat gelir
Mezarın bulunduğu yere girin denir
Kırılır pencerenin demirleri
Askerler oradan girer içeri
Üstad; Urfa’da etti vefat
Biliyordu kabrini her zevat
Mutlaka her kulun duasına
Cevabını verir Yüce Mevla
Peygamberimizin ilk kuşak dedesi
Beyaz saçlıdır doğuştan kendisi
Be sebepten Şeybe ismi verilir
Lakabına“Abdü’l-Muttalib” denir
Hazreti Abdullah ticaretle uğraşır
Bir gün Suriye’ye giden kafileye katılır
Evlilikleri üzerinden bir ay geçer
Alış veriş için Şam yoluna düşer
Abdullah bir yanda, yüz tane deve bir tarafta
Bütün Mekke halkı merakla seyrediyordu etrafta
Yüz adet deve ile Abdullah için çekildi kura
Bu sefer “develere” çıktı ok, onuncu defada
On dört burç yıkılır, Fars kralının meşhur sarayından
Akıl sır eremez, yatamaz sabaha kadar Kisra korkudan
Toplantı yapacak hemen, sabahleyin erkenden
Görüş ve düşüncelerini soracak dini reislerden
Kâinat semasında ki güneş ay ve yıldızlar
Gelen vahiy ilham mazhar olunan Esmalar
Kâinatta tecelli eden isimler Esmalar sıfatlar
Nefis ve şeytanla giriştiğin cihatlar sayısınca
Yaratıkların ibadeti, kutsal kitapların ayeti
Tüm dillerin harfleri, Kâinattaki toz taneleri
İnsanlığın hayali, cisimlerin asılları gölgeleri
Yaratılan esir maddesi ile nimetlerin adedi
“Âlemlerin Rahmeti” dünyada etti tecelli
Neşelendirdi, Kâinatın bütün âlemlerini
Peygamberimizin doğduğu “o senede”
Görülür bereket, tarlada, bağda, bahçede
Yanardağ lavları gibi başlar yanmaya
Ah! Çekince ağzından ateş püskürüyor havaya
O dehşetli çöl ateşi sanki kalbinde yanar
Gözyaşları sağanak yağmur gibi yağar




-
Emirhan Kıraç
Tüm YorumlarBöyle bir yetenek neden keşfedilmedi. Ya da ben mi tanımıyorum.