Nurs’da; Hazreti Üstadın doğduğu gece
Keramet sahibi bir şeyh var, Denizli’de
Melami tarikatının, ehl-i kalp bu şeyhi
Merhum, Hacı Hasan Feyzi Efendi
Halife araştırdı, ama alamadı haber
Bildirilen şahsı, canı gönülden bekler
Halife şeyh olmuştu, bekledi yıllar boyu
Böyle bir zat yoktu, geldi ömrünün sonu
“Herkesin bir planı varsa, elbette Cenabı Allah'ında var”
Bak tarihe, koymadı hiçbir zaman mümin’in başını dar
“Dinsizlik devam eder ama asla zulüm devam etmez”
Mümin olmayanın dünyada buna aklı fikri yetmez
Güzelim gül ağacının dibinde gübrede olur
Açılınca güller yanında sivri dikenler durur
Koklarken o güzel gülü, pis gübrede kokar
Halis tertemiz gülün kokusu, işte o an artar
Zengin kahvaltı sofrası açıldı ey! Can koş
Hele yanında canı cananlar olursa ne hoş
Dostum; ırmak ve denizler gibi yerken coş
Gez, gör, ye, iç, şükret; bu dünya zaten boş
Zengin bir kahvaltı sofrası ortada
Yirmi Altı Mayıs Bir Pazartesi günü
Kırşehir’deyim eski bir sokağa daldım
Fırtınaya tutulmuş gemi gibi sallandım
Korktum birden bire çok şaşırdım
Dondum heyecandan öylece kalakaldım
Hacca gitmiştim eşim ile birlikte
Şevkle ziyaret tavafı için gittik Kabe ye
Kâbe’yi görünce dua edecektim safi niyetle
Etrafı çevrilmişti Kâbe’nin, inşaat iskelesiyle
İşçi görünümünde iskelenin üzerinde
Yarım kel, beş altı günlük beyaz sakalı olan
Gece yarısı berrak bir havada
Nur saçan yıldızlar arasında
Bir bakın daha yeni dolun aya
Hayalinizde siz buna
Göz, kaş, kulak, ağız, burun, dudak
Sim siyah saç hafif uzun bir sakal yap
İki bin dört yılının yaz ayları
Yedi Temmuz Çarşambayı,
Perşembeye bağlayan gece
Rüyada(*) bir grup arkadaşla birlikte
Amel defteri verilmişti elimize
Çok büyük bir heyecan vardı bende
“Abdü’l-Muttalib,” Kâbe yanında Hıcr mevkiinde
Uyurken, rüyasında seslenir bir zât kendisine
“Kalk, ‘Tayyibe’yi’ hemen kaz” diyordu
“Abdü’l-Muttalib ‘Tayyibe’ nedir? Diye sordu”




-
Emirhan Kıraç
Tüm YorumlarBöyle bir yetenek neden keşfedilmedi. Ya da ben mi tanımıyorum.