Hasretin vurdu sevdalı başıma
Hayalin dikiliyor, tam karışıma
İki de bir; çıkıp durma, karşıma
Bir gün seni kaçırırsam şaşırma
Âdemoğlu/03.07.2001-16.30
Cömertliği çoktur
Pratiği çok yoktur
Arkadaşlığı çoktur
Başka âşığı yoktur
Darılması çok yoktur
Güller içinde gördüm bir gül
Yüzünde vardı, güzel bir nur
Göz imasıyla dedi, biraz dur
Durdum ama yaptı beni kül
Yaylalarda su akıyor gürül gürül
Alır almaz acı haberi düştüm yola
Görenler lisanen dediler hayır ola
Lisan-ı halimden kimi anlamış ola
Dediler inşallah Rab’den şifa bula
Elimde çam sakızı çoban armağanım
Çözün şu ayağımdaki bağı
Kuş misali aşayım şu dağı
Isıtsın beni sılamın toprağı
Bayram yapsın gönül bağı
Bakın bugün anneler günü
Sema kaldırdı kalın perdeyi
Yeryüzü serdi güzel sofrayı
Güneş verdi muştulu haberi
Görseydin bahardaki neşeyi
Şairin kalemi kağıtla öpüştü
Bizim nesil çok çilekeş bir nesil
Ezilmekten oldu sanki de pestil
Değirmendeki tahıl misali ezildi
Ne evvelde ne de ahirde sevildi
Bizim nesil ekser ya öksüz ya yetim büyüdü
Maşa olanları yapmazlar katiyen paşa
Kalmaya mahkumdurlar ilelebet maşa
Geç gelir maşa olanların akılları başına
İş işten geçince, çabaları gider boşuna
02.01.2005-01:02
NOT:
Değirmen gibi öğütüyor kum saati zamanı
Ömrümüzü, tam da değerlendirme zamanı
30.04.2004-08.30
Gel, seninle biraz dertleşelim
Hasret yorgunluğu giderelim
Bahar kumrusu gibi koklaşalım
Birbirimize moral/teselli verelim
Ah küpelim yanağından öperim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!