Kuramadım anlatılanla gerçekler arasında bir denge
Bana anlatılanlar nerede, görüp duyduklarım nerede
Anlayamadım dünya mı değişti yoksa kul mu değişti
Neredeyse kafayı yiyecektim, imdadıma iman yetişti
23.10.2003-10:23
Ah ne çok kızgın küller yuttum bir bilseniz
Boğazım düğümlenip, kalakaldım nefessiz
08.04.2005-08:04
Not:
Bir gün gelir, dinmek bilmez içindeki acın sızın
Arayıp sormaz ne dostun ne oğlun ne de kızın
Kalmaz gözde fer, dizinde derman kesilir hızın
Bir gün gelir kalmaz yanında ne oğlun ne kızın
Ayrılma doğruluktan bol bol hayır hasenatta bulun
Duygu Harmanı adında bir balam oldu
Hamileliği ve doğumu oldukça zor oldu
Ama, doğuşuyla beni mutluluğa boğdu
Onu ahbaplar da dört gözle bekliyordu
Bugünleri Bayram çelik halatla çekiyordu
Misafir gibi geldin, ev sahibi oldun
Eve geç geldiğimde parola sordun
Sorgu meleği gibi beni çok yordun
Ömür boyu aşkla yakan akkordun
03.01.2003-13:03
Sormayın kulağımdaki küpe kimden diye
Onlar atamdan armağan en güzel hediye
Her bireri yirmi dört ayar altın değerinde
Gözüm gibi bakarım kayıtlıdır belleğimde
14.05.2004-14.05
Farklı mizaçlı dört kardeş gibi
Olur muydu bu tat tek olsaydı
Ayrı ayrı her mevsimin özelliği
Dokusu/kokusu ve soğu/sıcağı
Âlemin raksıyla olur mevsimler
Hep derlerdi de inanmazdım
Dün başıma gelince inandım
Bazı vezir, Bazen rezil oldum
Dün yine rezil mi rezil oldum
Dün yine vurdu can evimden
Dün yine âlî makamdan bir davetiye aldım
Davete icabet etmek için hayallere daldım
Dün bunca sene çalışmamın ödülünü aldım
Ölüm fermanı gibi iş fesih tebligatını aldım
Ah umardım ki bir cani kadar değer verileyim
Neydi neydi o eski sevdalar neydi
Eskiden, ara sıra seviyorum derdi
Ekser gibi o da her nedense yerdi
Daha ölmeden, kaç kez yere serdi
Eskiden başım, ta göklere değerdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!