Durmuş anla gecenin biri
Olay, olgu, nicelimce
gündüzün onüçünü, görmez.
Amansız bir kalıştır bu
filimin koptuğu, zamanın akmadığı durak...
Aşağıda Sn. Umur Semiz Koçak’tan aynen alıntı bir yazı yayınladım. Yazı üstü ve yazı aralarının köşeli parantez içi, açkıları bana aittir.
[Aslında evrendeki bunca kesikli sürekli akışın süren git devinimi içinde; evrenin kaostuk olmasının yanı sıra, güzelliğin birbiri ile dans etme harmonisini de yaşamaktadır. Kıyamet bu harmoni içinde, harmoninin sürdüğü zaman boyunca; hiç gerçekleşmeyecek olan bir durumun; sanki gerçek eşecekmiş gibi ortaya konmaktadır. Bu hayali, zoraki kıyameti, konuşlardaki gayret; insan öznelliklerinin bir sübjektifliğidir. Bu kaostuk harmoni içinde öznel kehanetler sanki gerçekleşmemek için vardırlar.
Bu evrensel akış, kuşkusuz ki kendi kıyametini de, az az biriktirmektedir. Ne zaman bu oluşmaların özel ve genel süreçleri; kendi entropisiyle, kendi akışını sürdüremez olursa; o zaman geneldeki akışın kendi çevresiyle dirençlediği geriliminin gel hareketi; tersine bir süreç olunca; ancak o zaman genel kıyamet olası olacaktır.
12-[Merak etmeyin kıyamet oyuncağınızdan vaz geçmiş değiliz! ] GELECEK KIYAMETLER: Eğer Dünya, 21 Aralık''ta da yok olmazsa yedekte tutulan tarihlerimiz de bulunuyordu. Örneğin Amerikalı astrolog Jeane Dixon, İsa''nın 2020''de geri gelerek kötülüğe karşı savaş açacağını ve bu savaşın 2037''de sona ereceğini, daha sonra da dünyanın yok olacağını ileri sürdü
[Bu zavallı saftirik çılgın] Dixon, daha önce kıyametin 4 Şubat 1962'de kopacağını da iddia etmişti. [ Eh ne yapsın, birisi tutmadıysa bir yenisini ilgililerinin dikkatine sunuyordu. Ne yani takipçileri boyun egip inanırları varsa, insanlar kahinlik yapmasa mıydı? B:K]
[Yenilen somun pehlivanı güreşe doyar mı? Af edersiniz yanılan kâhin yanılgıya doyar mı? Diyecektim. Şimdi yıl 24 Aralık 2012’dir. Yalancılar mı? Asla! Olura, insanlık hali; insanlar yanılamazlar mı? Yanılırlardı elbette(!) Dixon da yanılgısının farkına varıp, yeni yanılgının, pardon; yeni bir kıyameti kehanetlerin, tarihini verecekti. Hayırlı olsundu, hayırlara vesile olsundu! B.K]
Konma bülbül konma
Mizaç istemez.
Nasılsa manayı abit, düşünmeyi sabitle
Âlem felekten çekere gülmezde
Sen sürerken demi
Kıran girse de âleme onma istemez
Sevdanın yüzü gibi
Daima
Aydınlığın yüzü karanlıktır.
Ey sevgili
Ne yanar dönersin
Sıratı geçtik imtahanla
Çok günler solarken.
Çok dualar tuttuk
Yaratılıştan da mübarek olacağız diye
Karnımız demle dolarken
Olanı biteni,
Bir âdem, bir madem
Yola koyuldu, fikri sadem
Âdem yeryüzüne düşmüştü
Yalnızlık başına
Tüm olur emeği, eylemiyle
Ne hükmü geçer, geçmişin; yeni varken sözüme
Ne ön değildir, geçmiş; salt görünmez gözüme
Yağan hava gibi; on beşimdir atmışım; özüme.
Bende ben olan yürekli; durur kesikli sürekli
Belekten bez bulundu
Elekten de toz
Şairliği oldu tebarek
Sarındı büründü
Mumya mısın be mübarek




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...