Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

5-Kısacası burada ki yok etme insan soyunu kurutma anlamına olmayıp, yeni bir ittifakı anlaşmayla eski ittifakları, hükümsüz saymaktır. Yok saymaktır. Keenlem yekün hükmünde görmekle eş anlamlı olup; ittifakın gelenek görenekti totemi hafızasını ya da bir önceki ittifakın, eski toteminin bilincini silmenin operasyonlarıydı.

Ne yaratmalar yoktan yaratmaydı. Ne yok etmeler yeryüzünde silip süpürüşle ortadan kaldırmaydı. Yani erken ittifak dönemi daha oturmamış bir dilsel ifadenin, yeni yeni ortaya konan dili oluşla ham bir dilin kullanım şeklidirler. Tevrat yaratılışı söylerken: Rab, “göğü (var olanı) yerden (var olandan) ayırdı” der.

İttifak kurulu (tanrılar kurulu) , ittifakın selameti için bir karar almıştı. Yeni bir sözleşme yani tufan yapacaktı. Yani bir kısım grubu ve gruba tabi olanları tapınağın birliği (anlaşması-sözleşmesi) içinde kovacaktılar. Yenileri de içlerine alacaktılar. Ve bir önceki birlik hafızasını da, silecektiler. Yeni zaman gelişmesinin hesapta olmayan yeni kurallarını anlaşacakları. Yeni kural, yeni şartname demekti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

6-Bugünkü anlamalarımız olan cin, şeytan anlaması ilkin insanların dünyaya yabancılaşma algılarıyla kıpırdandı. İnsanlar ego sağlasanlarını giderdikten sonraki dünyayı yaşantılımlayan ham düşünmeleri vardı.

Bu hem yaşantılımsa hem yabancılaştırma süreciyle girişilen dünyayı insanlar; eğlenceli, komik ya da trajikomik buluşla algılarını harmanladılar. Bu birikimlerine bir de ittifakı düzen içine katılışla edindiği ökülte kültür eklendi. İttifak kültürü yaşamı oluşla, ittifaka katılmak için her biri bir yönden gelen katılımcılar ittifaka geliş yönünün, yön adıyla tanımlandılar.

Sümer’e ya da Akad ittifaklarına göre kendilerinin coğrafya olarak yukarısında Suriye, Irak, Güney Doğu Anadolu gibi yerdeki gruplara göğün insanı, göğün varlıkları ya da gökten gelen insanlar veya göğün kadın ve adamı diyorlardı. Kendisini hazır ve kurulu bir ittifakı düzen içinde ama genelde başka tür çatışmaların içinde bulan şimdiki insanlar, ittifakın tanımlaması olan göğü, artık eskisi gibi yukarı taraf anlamına gelen ifade şekilleriyle bilip, anlayamıyordular.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Dinler cinleri iyi ve kötü cin, ya da imani imansız kâfir cinler olarak ayırmıştır. Ezoteriki oluşla sonraki ittifak söylemleriyle, ittifakı sözleşmeyi kabul edip uyumlu olan cinler anlatımına dinler, iyi ve imanlı olan cinler diyordu. İttifaka ve ittifakın gücüne inanmayan; ittifak birlik gücü olan Tanrıya; kafa tutan; ittifak sözleşmesine uymayan cinlereyse dinler; imansız kâfir cinler diyecekle sembolize ediyordular.

İttifakın gücüne asi olan insan (cin) topluluklarına bir geçiş dönemi ödevi olan, mühlet verilmişti. Bu kabil imi timi kalmamış ökülte olmuş ittifakı yansıma ve yansıtılmaları anlatan dinler; şimdiye göre sissi ve hayali gelen ittifakı dönemi ve ittifakı dönem öncesinin destan söylencelerini kendi bünyesine göre anlatışla yorumlamıştılar.

İyi cinler insana yardımcı oluyorlardı. Kötü cinler göğün geçmiş ve gelecek olan bilgisini çalıp; insana vererek, insanı kendisine çekiyor; insanı azıtıp sapıttırıyordular. Bu çalınan geçmiş ve gelecekten olan bilgi ökültebilgi, gizli olan büyü bilgisiydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İhanetçisi içinde olan bağrın
Duyulmaz olur ki dön ola çağrın
Yâri peş, gözü yaş durur
İli kanar, yurdu kanar, teni kanar
Bununla yatar bununla kalkar
Bir sahte baş, bir sahte yaş, bir sahte kaş

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bre insan
İlinek tövben, kapı tutsa
Sapı gözünü çıkarır

Tikel yapılardan geliyordunuz
Ben, ayrımıyla kendinizi

Devamını Oku
Bayram Kaya

Biz seninle el ele
Kaderi tutuştuk
Yen verdik...

Böcek ve örümcekler de mücmel
Serisinden ötleğen ağdı içine

Devamını Oku
Bayram Kaya

6-]İşte bu kabil enformasyon, cisim içinde kırılmadan gidecek. Ekseni enerji ile dıştan cisim çevresini dolanaraktan, cismin arkasındaki, cismin içinden geçip, ekseni olan ışıkla; kesişen dalga hareketinin birer aktarımları olacaktırlar. İleri doğru olan bir eylemsizlik hareketi, bir kondansatör hareketi gibi sönümlenen hareketin ileri yönünü, destekler. Böyle bir eylemsizlik hareketi, yine bir bobin içindeki azalan akımın, çevresindeki biriken EMK güçle, azalan hareketi devam ettiren; o eyleme özgü hareketi sürükleyen alan durumdurlar.

Yani birim enerji, kendisi hareket enerji; alan içi ilişkiyle kontrollü hareket kazanırken, kendi çevresine hızla artan bir eylem sellik alanlanması kazanır. Eylem sellik kazanan bir özdek; ileri olan hareketle de, hem parçacık yansıması, hem dalga kuşatması gibi birçok niceleyişlerle, etki ve özellik görünümlerine dönüşürler. Bu hal, tekil birliğin kendi çevresine olan değişik iliş kinlikleriyle yansıması durumudurlar.

Makro âlemde enformasyon topun çamur içinde veya pudra toprakta; iz bırakması gibidir. Ya da çamur ve pudra tozun topa bindirmesidir (yapışması, topu lekelemesi) . Topun dalga enerjili haline göre çamur ve pudra toprak, top üzerine modüle bindiriliş gibi taşınır. Aynı enformasyonlar parçacı âleminde, başka bir hareket enerjisi üzerine, manyetik aktarılırlar. Manyetik aktarım, değmeden dahi uzaktan etki ile karşı taraf içine yüklenen bir dolaşımla bindirilmesi olası olmaktadır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Cazibe ya da çekim; var oluşun ve varlığın, temel hareketidir. Olayların bir duruş, bir beliriş, biçimidir. Halkın cazibe alanları, kendi sosyal birlikçi düzenleri içindeki alanlarında, üyelerini kendisi gibi bir kılınışa aitleştirilmektir. Halkın çekim alanındaki üyeler de, kendilerini; halk içinde, birbiri ile iletişmenin, aitlik oluşlarını gerçeklerler. Gelişen aklın, tek tek kişi aklı olmaması gerçeklenmesini sağlar.

Çekim alanı, sadece bir mekanikçi cazibe, hali ile de kalınış da değildir. Çekenle, çekilenin arasında bir girişmesidir de. Çekenle, çekilen arasında bir seçme ayıklama tutumlaşılmasıdır da. Cazibeci alan; çekenle çekilen arasında bir ait kılınma bağıntı organizesidir. Halkın aitleştirme cazibesi, üyelerine bir örnekleştirilmelerini sağlar; üyelerin kimlik birliğini sağlar ve üyelerin duygusal birliklerini sağlar.

Bu sağlayışlar; üyelerin, halk içinde oluşan aidilik tanımlaşmasıdırlar. Aitlik, üyelerinin girişebilme şifresidirler. Aynı zamanda da, birbirini tanıyabilme damgasıdır. Üyelerin çevreye yaydıkları, bu aitlik enformasyon salışımları; çekim alanı içinde kısa süreli ve geçici, sosyal grup birliklerini ve küçük kalabalıkları sağlaştırır. Yine çekim alanı bir düşünce içinde yer alan akımlar biçiminde, moda belirişlerlen de sağlayışçı olabilirler. Çekimleyişler, geçmişten günümüze değin, gelenekçi yaşayış benzerlikleri (mimirikiler) *içinde ola gelen tutumlaşışlar da olmaktadırlar. Ve bir önemlisi de, o cazibe içi yatkınlıkların sizlere; güvenlik telkin eden, bir enformasyon işaretlerini taşır, olmalarıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Halkın, kendisi toplumdan gelecek olan sağlayışlara erişebilmek için halkçı tutumlaşır olmak zorundadır da. Değilse halk, kendi(ilişki) lerinden ötürü hiçbir zaman halk (etnikler) birliği yaşamını, hiç oluşturamazlardı. Yeni birlikçi halk totem kaynağının kaynaştırıcısı da, kendi toplumu sayesindedir. Bu yüzden halk çekim alanında, kimi zaman müsamahalıdırlar. Yine halk, bir arada, aynı yazgıyı bölüşür olmaktan ötürü de, kimi dem de, kerhen de olsa, (topluma karşı) belirebilmektedirler.

Halkın kendi üyelerini aitleştirmesi; gelenekten ve geçmişten gelen sosyal birlikçi olan, ama şimdiki durumda da, soyut halk gücüdür. Bu soyut halk gücü çekim alanı kişilerin şimdiki halkla olan yabancılıklarını giderdi. Sosyal soyut halk gücü, kişilerin senli benli, birbirini anlar ve kaynaşır olmalarını sağlayan çok hayati durumdur. Özellikle kişilikleri olgunlaştırmada halk, sosyal soyut olan halk gücünü, çok çekimleştirirler.

Sosyal soyut halk gücünün işlevi, kişilerini; sosyal cemiyete(toplumdan gelen kazançlarını, kişilerin kendi keyfilikleri içinde tüketir olma yaşantılaşmalarına) uyumlaştırmaktır. Bunlar dışında çekim cazibesi yaratamayan halk; aksine kendisi cazibeye kapılır. Halk, bir cazibeye kapılışın çekiminde oluşur. Eski sosyal birlikler (için) de, sosyal birliğin sosyetik(özel-halkçı) yaşamı yoktu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yine halkın kişileri, toplumun insan öznelliği olan bireyleri yanından gelir. Bireyler, toplumdaki kendi payı olan ürünlerini, halkın içinde tüketirler. Halk, toplumun bir dış oluşması olduğu için halk; daima toplumun insan öznellikli öğesi tarafından; özelleşen (kişi yaşamı) girişmelerden bağıntılı, toplum yansımalı, toplumumsu zorunlulukla davranır olma birliğidirler. Bu yönü ile halk toplumdan ayrılan bir sistem özelliğidir. Halk; teknolojileri, bilgileri yaratıp, kullanamaz.

Cazibe yaratamayan geniş halk kesimleri, NEYİ NEYE GÖRE CAZİBE MERKEZİ YAPACAKLARINDAN, pek emin değillerdir. Böyle bir çekimleşecekleri somut çekim nesneleri yoktur. Bu yüzden kendi gelenek sanıları (inançları) onlar için bu tür davranışların zorunlu en makulüdür. Kendi inançlarındaki motiflerden ve idesel yatkınlıklardan alıntı ve hitaplar taşıyan yansıyışlar, davranışları olacaktır. Halkın birbiri ile ittifak edemeyen genel etnik yığınları, sanal olan ve eften püften yaratılan, cazibelerle çekimlenirler.

Bu yüzden halkın kesim kesim aynı tip bakış açılarıyla, geçmişte oluşlardan, ama şimdisi olmayan oluşmalarla, bir nostaljileri vardır. Bu türden halk sahiplenişli inanışlar; eski toplumların üretim ilişkileri içinde daima yaşam bulmuşturlar. Ama bu tutumların, toplumun şimdiki yaşamları içinde kalkmış olmaları, iyi bilinmelidir. Şimdiki yaşamın içinde olmadıklarından ötürü bu tutumlar, hali ile saçma sapan ve hurafe ve mitoloji olaraktan algılanır!

Devamını Oku