Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Erken dönem totem düşünceleri; mirası, mülkiyeti, zinayı bilmez. Kendi içindeki totemdeşi olan herkes onun cinsel legal ve tabusal partneridirler.

Bu nedenle erken dönem totemilerin grup içindeki herkesle cinselliğinin zina olarak görülmesi olanaksızdır. Cinsel olarak, ne özel kılacağı kişisi; ne miras bırakacağı kişisi ne mirası vardır. Ne de özel evlilikleri vardır.

Olsa olsa totem dışı insanlarla cinsellikleri, zina olurdu. Bu da kaçınılan bir tabudur. İki ayrı totemi kişinin bırakın zinasını, temasları bile yasaktan tabudur. Yani iki totemi grup arasının, ne zinası vardır; ne de böyle bir ihtiyacın ve bilinmenin seleksiyonu içinde hiç değildirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yılan sizi sokarsa, totem anlayış size; kullanılan bir korunmanın garantisi olacaktır. Eğer yılan sizi sokmazsa; panzehir totem koruyuculuk olacakla sürekli kullanıma hazır ama kullanılmayan bir potansiyel olacaktır.

İşte iç cinsel ilişki içinde çocuk yaşta münasebet kuruluyor; ya da buluğ olmayanlarla ilişkiye giriliyordu demeniz bir saçmalama olmaktan başka bir şey değildir. Çocukla ilişki durumu; sizin yanınızda olan ama hiç kullanmadığınız bir panzehrin yarattığı potansiyel durum gibidir.

Bir kişinin bırakınız beşikte olmasını, ömür boyu dahi hiç cinsel ilişkisi olmasa bile, o kişi o grup aidetliğinde “ kendisiyle cinsel ilişki kurulur olma meşruiyet ligini “ taşıyor olmasının; potansiyel durumlu, aidiyetlik vizesini alabilmektedirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Üretim ilişkileri de toplumsal yapıları ortaya koymuştu. İttifakın karşı grup kişisi, bu taraftaki kişilerin POTANSİYEL OLARAK hem karısı, hem kocası oluyordular. İster beşikte, ister ölümüm eşiğinde olsunlardı. Ama beşikteki ile cinsel ilişki var mıydı derseniz; uygulanmasa dahi, bu durumda potansiyel olarak, bu böyleydi.

Kişilerin cinsel ilişkileri kendi totemi yapı içlerinde haram (yasak) kılınıp; karşı totemle cinsel ilişkisi de helal yapılıyordu (vize veriliyordu) . Karşı totemi düşmanlar, ittifakla düşman kardeşlere dönüşüyordu. Her bir totemi gruplar cinsel ilişki üzerinden; cinsel totemi düzenlemeler üzerinden; girişen akraba evlilikleri yapan yapılar oluyordular.

İttifakın yeni totemi (ilahı) cinsel birleşme üzerinde kardeş olmalarını ilan etmişti. Cinsellik o dönem içinde önünüze ne gelirse gelsin kabili katıksız bir cinsellik olmayıp; potansiyel somutluk olurla kardeş ve akraba olmanın bir temas eden yapılarını ortaya çıkarmasıydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

“(Zamanımızdaki sınıfsal dağılımlar ve gelir bozukluğu dağılımları yüzünden) , ailenin küçük veya yetişme safhasındaki kız (erkek) çocukları, bazen yıllarca süren iğrençlikle ezilerek, sağlıksız ve ruhu bozulmuş birer fert haline gelmektedirler" demenin yargısı günümüz, düzey anlam ve anlatımı içinde doğrudur. Ama “ buluntuları olsa, tarihin kayıtları olup da, kitaplara geçmese bile" o dönem içindeki bu uygulamalarını; zaman zaman sapıklıktı dediniz mi, iş zıvanadan çıkar.

Kendi güncel zamane algılama ve algılatmanızı, geçmiş günlerdeki tarihsel sürecin sanki de bir anlama ve anlatımıymış gibi algılarınızı geriye doğru genellerseniz; sapla saman tümden karıştırırsınız. Söz gelimi çağımızdaki erken yaş evliliklerinden mağdurun (!) bugün bu evliliklerde tiksinçlik, duyduğu doğrudur. Tiksinçlik, iğrençlik; sosyal yapının size algılattığı ve dayattığı ekseni bir sübjektivitedirler.

Küçük yaştakilerle evlilik süreci içinde aitti olmayı alınca yapı yeni yansıması olan cinsellik çırılçıplak durumuna göre içi doldurulacaktı. Bu da bilimin, ahlakın ve sosyo toplumsa yapının gelişmesiyle orantılı bilmeleri kural ve yaşantılım edişlere yeniden doldurulacaktı. Söz gelimi ruh yapısı işin içine girecekti, kuşak düzenlemesi işin içine girecekti, buluğ çağı işin içine girecekti, eğitim durumu, işgücü durumu vs. işin içine girecekti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Buralarda asıl olan ve temel olan, zorunlulukların sağlanışlarıdır. Ve bu sağlanışların esnasında da adalet ya da paylaşım duygularınızı geliştirmek, yepyeni bir kazancınız olacaktır. Bu kazanççı sağlayışların toplumsal ittifakları ve toplumsal deneyimleri, biriktirile biriktirile sosyal toplumsal çevreniz oluşturulacaktır. Ve siz; bu düzenli çevrelerin içine doğduğunuzda var bulunan bir düzen girişmeleri yumağı olaraktan bunları karşınızda bulacaksınız. Bu içine doğulan düzen algısı sizdeki saltıkçı olma düşünmesinin kaynağıdır. Ve ortam ilişkilenmesi bu yüzden size çok karmaşık gibi gelir.

Bu karmaşıklıktan ötürü, sizin de adalet anlayışınızı karmaşıklaştıkça, adalet, mülk temeli üzerinde ki devinişleriyle, bambaşka hukuk gibi kulvarlarında adaletçi olmasına süreçleşecektir. İnsanoğlunun zorunluluklarına olan sahibiyetçi yaklaşımları, mülkiyetçi ilişkilerini doğurmuştur.

Yine zorunlulukların sağlanışındaki toplumsal ve sosyal girişmelerinden ötürü, keyfice bir kişiselci ya da kişisel yetkili, egemenlikçi özgürlük olmayacağını, belirtelim. Zorunluluklarımızı (temel ihtiyaçlarımızı) sağlayışlarımız, zorunlu bir ilişkileşmedir. Her ilişkileşmenin girişmesi de, kişisel serbestliklerdeki gibi olmayan davranışların, bir kırpılması ile girişim yaparlar. İşte girişenli kırpılmış, birbirine göre uygunlaştırılmış veya senkronize edilmiş, sağlayışçı davranışlar toplumsal girişmeli davranışlarımızdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Toplum içindeki kurumlar arası işleyişler, kendi özelliği ile işleşen, yükümlüleşmelerdir. Bunlar kendi içinde ve kendi dışında bir sorumluluklar bağıntısıdırlar da. Buradaki işleyişler, bunlara özgü düzenleşme ve işleşişler ve insan girişmeli sorumlulaşmanın adalet ilkelerini ortaya koyarlar. Buraların kendisine özgü kuralları vardır. Bu kurumlara özgü kurallar, toplumun uyacağı adalet ilkeleri, ya da demokratikleşmeler gibi anlayışlar içinde olamazlar. Söz gelimi askeri ilişkilerimiz, askeri adalet ilkesini ve askeri hukukiliği oluşturur iken, demokrasinin hemen hemen hiçbir uygulaması, askeri ilişkileşmelerde geçerli olmayabilmektedir. Yani hukuki ve adil olan bir durum demokratik olmayabilir.

Bu nedenle Adalet, demokrasiden daha kapsamlı düzenleşmeyi sağlarken, demokrasi böylesi kimi alanlarda hiç olmaya bilmektedir. Demokrasi: kurumların kendi iç işleyişinden çok üretimin dağılımı ve hizmetlerin sağlanılması bazında vardır. Otoriteye karşı bireylerin hak ve sorumluluklarının söz konusu edilir olmasının talepleş ilmesidir.

Üretimin dağıtılışını talepleşen süreçlerinin bir yurttaşlık hakkı kılınmasıdır. Bireylerin toplumsal amaçlı olanakları talep etmesi ve talebinin toplum tarafından dikkate alınır olması ve otoritenin talepçiyi muhatap kılar olmasıdır. Bu işleyişler içindeki aksamaları ve haksızlıkları, sizlerin 'düzeltilme olaraktan ' talep eder oluşunuzdur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Oysa bir ibadet olduğunu söylediğiniz, idareciliğin; kuralını, kaidesini, toplumsal ittifaklarını, belirme sınırlarını koyamadan, sırf bir öznelci ibadet hissini duyarak, nasıl devindireceksiniz? Efendim sizin belirlediğiniz, 8 -17 saat aralığına göre denebilir. Bu saatler aralığında görevini yapmış olan biri ibadet etmiş gibidir dene bilir! İyi de bu 8-17 Aralığı ibadetin belirlediği bir devinme düzenleşmesi değil ki bu devinişi ibadet sağlıyor olsun. Ya da bu devinmede ibadet, kendisine bir yaptırım payı çıkarıyor olsun. Denebilir ki efendim sayın ki bu mesai aralıklarını da ibadetler söylemiş olsun!

Bu kes de, insanlar yükümlüleşemediği, bir sağlayış içine giremediği, ilişkileşmeyi nasıl inanç konusu edebilecekler? Hiç kimse traktöre biner iken ya da uçak kaptanlığı yapar iken veya ülkeyi yönetir iken ibadet ilkesi böyle söylüyor diye; ne tarlaya giderler, ne uçağa binerler, ne de devleti yönetirler. Hepsi de maddi bir yaşamın sağlanması için zaruretçi bir davranıştır. Sizlerin koyduğu ilkelerdir. Oysa bu mesai aralığı karşılığında bireyler, toplumdan ücret alıp yaşamını sürdürürler. Hâlbuki ibadetlerin gerek toplum içinde, gerek sosyal yaşam içinde, hiçbir karşılığı yoktur. Kimse size namaz kıldınız diye iaşe ya da maaş vermez.

Ve hiç kimse ibadet ederek, sırf ibadetçi devinmeleriyle, gerçekleşerek söz gelimi buhar gücünü uygulama alanına sokamaz. Rutin ibadetleri olan bir insan, bu türden söz gelimi radyoyu da bulmayı başarmış olabilir. Ancak bu başardığı iş, ibadetine göre değil, nesnel ilişkilerine göre sağlanmıştır. Yiyeceği, giyeceği, güvenliği, ekipmanları, teknik bilgileri gibi her şey ibadet ilişkileri ile sağlanmış değildir. Aksine toplumsal yükümlüleşmenin değiş tokuşu ile gerçeklenmiştir. Bunlar aslı astarı olmayan boş demagojilerdir. İbadetin alanı kişilerin özelidir. Kişi özeli bir üretim ilişkisi olmayıp, birçok tüketimleri sonrasında, kişilerin yaşantılaşmalarında, öznelce, insanca ve huzur içinde oluşun duyum ilişkisidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir âdemi meşrut, kendi dışı şartlarınca
Düşünmek bir engerek sinsiliğince
İcabı hal gereği derinden ve etkin
Bir kurtların sessizliğince akıllı

Beyhude olura kalbi bozmaz denli

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu ülkede diniyle imanıyla, düşüncesiyle, yurttaşlığıyla olup ta; kafanızın tasının atmaması olası değildir. Kavram ve anlatım kargaşası, cahilin işi olmaktan çıkıp; çoğu akademik çevrelerin ve konu uzmanı olmayan kişilerin bir şiarı olmuştur.

Bunun aksi olan durumda; akademisyen veya konu uzmanı olurla kanaat önderi dahi olamayan bu kişilerin bilme şiarı da; cahiller içinde her şeyi yerli yerinde kullanmakla yer değişen düşünce ve yetiler olsalardı; aslında bu hal, toplumun büyük bir kazancı olurdu hani.

Heyhat böyle olmayınca; kimi kariyerli kişilerimiz, cehaleti olanların elindeki tek oyuncakları olan cehaletliği almaları yüzünden, cehaletiler; oyuncağı ehillere kaptırmaları nedeniyledir ki bu bilmezlikler; işsiz ve sukut kaldılar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sen gittin ya
Saç baş yoluk
Gözler, kederden oluk
Duvarlar oldu nevrim
Karanlıklar çevrim
Sen gittin ya

Devamını Oku