Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

10-]Bugünkü anlamla, “insan” sözcüğü; ittifak öncesi sosyal yapıların, sırf kendi bencilliğinden ve kendi toteminden başlattığı bir anlama, olmaları kaçınılmazdı. Eğer o dönemlere bir insan olma kavramı atfedeceksek(!) böyle bir ortak tanımlı lığı, her bir sosyal komün birliğin kendi totemi, anlatıyordu.

Her bir sosyal birliğin kendi totemi, kendi insan olmasını tanımlıyordu diyebiliriz. Kendi totemi aitliği olanların dışındakiler, bugün bizim anladığımız manada bir insan oluş tanımı içinde değildiler.

O günlerde olmayan insanlık kavramı, her totemi aidiyetin kendisini ifade ediyordu. Veya biz bunu böyle anlamalıyız. Bizim bugünlerde “insanız” derken, tanımladığımız aitti oluşmanın ve bencilliğin, merkezinde; o günlerin insanı “kendi totemi aitliklerini” anılıyorlardı. İttifak içinde de bu anlayış bir süre böyle sürdü gitti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

11-]Böylece birbiri ile girişemeyen her bir etnik totemi aitlikler, girişmelerini “insan olma”; “insan olmanın tabu kültü” üzerinde meşrulaşmanın birleşilmesi; “insan olmayla aitleşen totem kültürüdür”. İnsan kavramı yaratılmasında; can kan gibi her biri bir totemi aitti tanımlatılmalar; insan birleşimi içinde ve her biri bir totemler sureti olmanın sembolik harmanlanışla, ilk insanın tasımsa varyasyonu, ortaya konacaktı.

Biyolojik insan dünyaya geleli yüz binlerce yıl olmuştu. Ne var ki sosyal insan; sosyal kültürlü girişen insan; tarihte ilk kez buluşup giriştiriliyordu.

Her bir grubun bir temsilcisi olan ilah ve ilahelerin özelliği; yaratılış kavramıyla, insan ruh ve suretinin üzerine konmuştu. Gayri, insanın bir özelliği ve güzelliği İnannadansa; insanın zekâ ve bilgeliği de Enkidendi. Ve dahi insanların görünüşleri de, Andandı, yani Anunnakilerdendi vs. Artık bir “insan” çok özellikli ve çoklu düşünmenin kültürüydü.

Devamını Oku
Bayram Kaya

29-]Cinselliğin özelleşmesi de evlilik dediğimiz seremoni akdini ortaya koyacaktı. Siz evlilik ilişkisini sosyo toplumsa olanın boşluklu ve tanecikli alanı içine nesnel ve zorunlu olarak atıyordunuz. Çünkü üretim ve tüketime dek paylaşım ilişkiniz sizi zorunlu olurla bu noktaya getirmişti. Evlilikler, biyolojik yolla çocuğun sizden olmasının, olabildiğince garantisini size vermekteydi.

Evliliğin nesnelliği yanında bir de öznelliği vardı. Bu öznellikler evlenilecek kişileri seçme aşkı, kişiye kavuşup kavuşamamaktan ötürü aşk duyma, mantık evliliği, para gücü ile parası olmayanları mal gibi sahiplenme, başlıkla satma ve satılma. Düğün, kına, vs. vs. gibi öznellikler, nesnelliğin yanında bir ilinek ve araz olmaktan öte bir şey değildirler.

Burada şunu iyice kavramalıyız. Miras edinme ve miras bırakma ve mal sahipliği üretim ilişkinizin bir yansıması olacakla size üretim yaptıran bir şevk ve girişme olacakla yansır. Bu tutumlar nesnel olan, rekabetçi olan, hırs olan bir üretim girişmesini başlatan, nesnel ve somut girişmedir. Evlilik, kurum ve kurumsallık ilişkisi olurla, üretim ilişkisi içinde düzenlenebilir gerçekliğe sahiptir.
22-Öznelliklerimizi, sosyo öznel bilince dek boşluk alanların içine nasıl aktarırız?

Devamını Oku
Bayram Kaya

30-]İlinekse olan, (beyazlığın sütte ve çiçekte var olması gibi) nasıl kendisine var olmak için yaslanacak nesne bulursa; at sineği de, dönen değirmen taşı gerçekliği ile çevirmeyi kendisinin yaptığı görüntüsü verme ile güçlülük imajını sağlamak için sineğin dönen değirmen taşı gibi bir gerçekliğe, her zaman ihtiyacı vardır. Oysa güçlülük her durumda (değirmen taşı olsun olmasın) akan bir enerjidir.

Analık babalık özelleşen ilişkilerin bir yansımasıdır. Giderek yeni sistem içinde arka olma, sigorta olma gibi temel ilişkinin parça ilişki üzerinde saçını süpürge etmenin drasmatizasyonuna kadar dönüşecek bir sosyo sanal gerçeklik olmaktadır. Sosyo komündü sistem, mülkçü sistem içinde bütünün sosyal birlik bilinç yükümlerini parçalara tevdi ederek, sistem bilincini parçalar üzerinde ortaya koymasıdır.

Eskiden bütünün yaptığı genel sağlananlar; şimdiki özel mülkiyetçi sistemle; bir anlamda herkesin kendi başının çaresine baktığı sağlatanlar olmuştu. Bu başının çaresine bakma içinde çıkanlardan birisi de evlilikti. Evlilik, bütünden gelen sağlananları; artık parça ilişki olan evlilik üzerinde oluşla sağlatılır yüküm edilen bir boyut zaman durumdu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

18-İlinekti anlam ilişkileri de, belli şartlarda sistemi çevrimler. Ne var ki…

Olumlu ya da olumsuz gerçekleşen bir tabumsak edimlerinize, denk düşmeyen günler de olacaktır. Olumlu tabu davranışınıza denk gelen olumsuz hava koşulları olacağı gibi olumsuz davranışlarınıza denk gelen iyi hava koşulları da olacaktır.

Sizin anlayışınıza göre, ceza gerektiren bir tutuma, iyi hava gününün denk gelmesi olasıdır. Veyahut ta mükâfat gerektiren edim sonrasına da kötü hava günleri denk gelebilir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

19-Doğadaki kendi kendine organize edişi görmek gerek. Yoksa bu organizeye sondan bakış, bize amaçlılık mı geliyor?

Oysa şimdiki tanımlama yapmalarımız; en sondan, bu günkü düzlemden, tarihselliğe bakışla; tarihsel olguları bilinç edinen, bir çıkarsamasıdırlar! Oysa bu günkü akılsal çıkarmaların düzenlettirdiği girişme, başlangıcın koşulları içinde yoktur.

Eğer sosyaldi komün oluşmalara bu günün öznel kazanımlarıyla bakarsak, söz gelimi o günlerin duvar işçiliğinde; su terazisi de buluruz. Hatta su terazisi, çekül olmadan duvar yapılmaz da diyebiliriz! Oysa o günün koşullarında duvarın en az düzgün olmasını duvarın kendilik otomatik kontrolü sağlıyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

20-Bütüncül algıların parça algılara ve parça yüklemlere dönüşmesi

Mülkiyetçi yapıyı parçalar işlevliği ile devindirecek süreç, üretim ilişkileri süreciydi. Bu süreç te, henüz bu zaman aşaması içinde ortada yoktu.

Sadece bir doğuran vardı. Ürün, yapının ortak ürünüydü. Üründe, o aitlikteki tüm herkes sorumluydu. Ürünü doyurmak, ürünü korumak, ürünü barındırmak, sosyo komün yapının asli göreviydi. Ha keza ürünün eğitimi yine yapının yükümündeydi. Ürün yapının kendisi ve devamıydı. Yapı parçasına bu benim demeyi bilmiyordu. Ki demesi de o aşamada hiç bir işine yaramazdı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

27-]Aslında alanın eğimi zorunludur. Siz, öyle anladığınız için o alan eğimi öyle devinmez. Siz var olan bir devinme ve ilişki girişmesine; rast gele anlam ifade ediyorsunuz.

Var olan devinmeye sizlerin yanlış anlamla eşlemeniz, ilinek olacakla bu eğim üzerine biner. Siz sanırsınız ki o anlam, o inanç şekliniz o alan eğiminin bir zorunluluğudur!

Yani kuşlar, siz kuş dediğiniz için uçmazlar. Kuşlar zaten uçmakta. Ama sizin uçmayı yerde yürümekten ayıran bir tanımlamaya ihtiyacınız varsa, tüm uçuculara kuş demeniz veya yılan demenizin o uçma ile hiçbir etki sel ilgi bağıntısı yoktur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kara bahtım demiyorum
Kara düşüncem
Yalnızı durumlarladır hüzün
Say ki baharı bekleyen
Yaprak dökümü içindeki güzün
Bıkma, bezme; boş boşuna gezme

Devamını Oku
Bayram Kaya

8-]Her bir gurubun ve temas eden grupların bilgisi; kendi zaman zemin düzlemi içi devinmesiyle, mesleki olan kadarla, sınırlıydı. Bu nedenle birbirine göre, birinin diğer tür üretimleri bilmez olması kaçınılmaz olacaktı. Farklı olan grup uzmanlık ürünlerini hediyeleşmeyi (hediyeleşmenin nasıl başladığı giz kalışla, ezoterik ve olasılıklarla yüklüdürler) akıl ettiler!

Süreç, iki ayrı bölgenin kesim yeri olan, ortak kabulcü sınır noktaları üzerinde ki yerlere yine totemi söylem meşrulaşmasıyla gelip kendileri için konmuş olan hediye sunuları alıp, karşı grup için olan kurban hediyeyi orya bırakıp gitmek biçimindeki uzaktan temaslarıyla, ilk temas eden girişme sürecini başlamıştılar.

Hediyeleşmeler alanı, temas edilmenin yeri olan kutsal buluşma noktaları, tapınaklardı. İçine henüz tanrılar bilinmediği için; zaman bu olgunluğu ortaya koymadığı için; tanrılar konmamıştı. İçine tanrılar konması sürecine daha çok vakit vardı. Tapınakların daha sonraki hediye ve sunak yerleri olmaları da bundandı.

Devamını Oku