Çözemezsin çözünmezim
Özemezsin özülmezim…
Gül yüzlü çocuk
Nedir hal?
Sen sütre ben beri
2]Demokratik gelişmeci birikimlerini, demokrasilerini sağlayamayan toplum ve toplumsal siyasetler; önce kendisini tekrar ederler. Sonra, korunma nedence baskısını artırdıkça, zorunlu olarak yozlaşırlar. Korunma, ancak ileri yön, zaman akışlı cevapların ortaya konması ile oluşan, gelişme ile mümkündür.
Bir sistem kendi kendisi ile aynı kalarak uzun vadede kendisini korunması olanaksızdır. Hangi toplum, aynı kalarak, kendisini koruyabilmiştir ki? Aynı kalarak korunmak demek; sistemin yozlaşması demek, sistemin gerileşmesi, demektir.
Gerici eşme, insansal öznel etkinliklerin toplumsal sistemde ağırlık kazanmasının bir sonucudur. İnsan öznel yetileri sayesinde nesnelin bilgilerine vukufiyet ile toplumunu kurduğu gibi, toplumunu teknolojik yönden üretim düzeyci ve peylaşımcı kazanımdı olaraktan devamlı bir gelişme içine sokar. Bu nedenle, gerici eşme; öznelce keyfiliğin vahim bir hatalar zinciri, oluşturmasıdır.
2-] Sağ, sol akımlar üretim araçları mülkiyeti sahipliğinin nasıl olacağı ve yapılan üretimin, bölüşülmesi sahipliği üzerinden işlerler. Yatırımın özel sektör ile mi, yoksa kamu paylı tahsisi üzerinde mi olacağı gibi çok çok farklı çözümleri ifade eden akımdırlar. Sağ akımlar, özel sektörün payını toplum işleyişinde genel tanımlama olarak ele alırlar ve toplumsal sistemi özel teşebbüsle ekseni kılarlar.
Oysa Türkiye’de sağ dinamizmler, özellikle yakın geçmişte bir düşünme akımı olmaktan çıkarılmış, düzenin her tür sığ kirliliği içinde bir jandarma bekçilik düzeyine geriletilmekle yazık edilmiştir. Ve inançtı konumlanma içine de itilerek sağcılık, düşünce akımı olmaktan öteye, düşünmemeye mahkûm ve pasif ize edilmiş bir toplumsal kaybımızdır.
Sol da, düşünce pratiği yapmanın haklılığına kapılışla, sağ düşünce gibi çatışmacı eylem selliğin tuzağına düşmenin, hep debelenmesini yaşamıştır. Ve genelde sol; geçmişte toplumsal siyaset ve yaşam içişnde, büyük oranda kamu kurum ve kuruluşlarından, üniversitelerde mağdurluğun, simgesi haline gelmiştirler.
Kuşkusuz sosyal birlikler (halk) gücü, büyük güçtü. İlk sosyal birlikler olan etnik düzlemi, tekildi bir ilk totemi sosyal birliğin gücü olacakla ele alırsak dahi, bu çoklu güç, kişisel güçten; tahmin edilemeyecek kadar fazlaydı. İki kişinin zihni gücünü (yeterliliklerini) topladığınız zaman, bir kişiye göre fazlalık olan ve bir kişide olmayabilecek yetkinlik, iki kişiye dek, zihni yetkinlik olmayacaktı. Ama bu iki toplam da, bir kişide olmayacak kadarla da, birden fazla olan bir durumun anlatımı olacaktı.
İlkti ata soy totem tasımla sosyal birliklerin, yaklaşık hepsi; sosyal birlik birleştiriciliğiyle ve sosyal birlik denetçilik bağları buyurması olan, sosyal gücün hitap edişiyle; o birliğe dek üyelerin de hepsinin aynı şekilde, o hitabı bilip ezber ettiği bir tutumdu. Bir anlamda bunlar, kişilerin dıştan (sosyal) öğrenme ile edindikleri hayatta kalma ilkeleriydi.
Bu durumdu öğrenme mülkiyetçi ilişkilerin yapılaşan, çeşitlenen, girişmeleriyle giderekten halkın her bilmeyi bilememe, bilememenin sembolik fantezi ve fetişlerle bilinmesi şekliyle çeşitlenen; her biri bir farklı toplumsa bilgilerin de yavaş yavaş doğrudan bir ilgi alanları olamama gibi bir süreci başlattı.
Sen gittin ya
Saç baş yoluk
Gözler, kederden oluk
Duvarlar oldu nevrim
Karanlıklar çevrim
Sen gittin ya
Sıratı geçtik imtahanla
Çok günler solarken.
Çok dualar tuttuk
Yaratılıştan da mübarek olacağız diye
Karnımız demle dolarken
Olanı biteni,
Bir âdem, bir madem
Yola koyuldu, fikri sadem
Âdem yeryüzüne düşmüştü
Yalnızlık başına
Tüm olur emeği, eylemiyle
Sevdanın yüzü gibi
Daima
Aydınlığın yüzü karanlıktır.
Ey sevgili
Ne yanar dönersin
Konma bülbül konma
Mizaç istemez.
Nasılsa manayı abit, düşünmeyi sabitle
Âlem felekten çekere gülmezde
Sen sürerken demi
Kıran girse de âleme onma istemez
Ne hükmü geçer, geçmişin; yeni varken sözüme
Ne ön değildir, geçmiş; salt görünmez gözüme
Yağan hava gibi; on beşimdir atmışım; özüme.
Bende ben olan yürekli; durur kesikli sürekli




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...