Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Toplum içindeki kurumlar arası işleyişler, kendi özelliği ile işleşen, yükümlüleşmelerdir. Bunlar kendi içinde ve kendi dışında bir sorumluluklar bağıntısıdırlar da. Buradaki işleyişler, bunlara özgü düzenleşme ve işleşişler ve insan girişmeli sorumlulaşmanın adalet ilkelerini ortaya koyarlar. Buraların kendisine özgü kuralları vardır. Bu kurumlara özgü kurallar, toplumun uyacağı adalet ilkeleri, ya da demokratikleşmeler gibi anlayışlar içinde olamazlar. Söz gelimi askeri ilişkilerimiz, askeri adalet ilkesini ve askeri hukukiliği oluşturur iken, demokrasinin hemen hemen hiçbir uygulaması, askeri ilişkileşmelerde geçerli olmayabilmektedir. Yani hukuki ve adil olan bir durum demokratik olmayabilir.

Bu nedenle Adalet, demokrasiden daha kapsamlı düzenleşmeyi sağlarken, demokrasi böylesi kimi alanlarda hiç olmaya bilmektedir. Demokrasi: kurumların kendi iç işleyişinden çok üretimin dağılımı ve hizmetlerin sağlanılması bazında vardır. Otoriteye karşı bireylerin hak ve sorumluluklarının söz konusu edilir olmasının talepleş ilmesidir.

Üretimin dağıtılışını talepleşen süreçlerinin bir yurttaşlık hakkı kılınmasıdır. Bireylerin toplumsal amaçlı olanakları talep etmesi ve talebinin toplum tarafından dikkate alınır olması ve otoritenin talepçiyi muhatap kılar olmasıdır. Bu işleyişler içindeki aksamaları ve haksızlıkları, sizlerin 'düzeltilme olaraktan ' talep eder oluşunuzdur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Oysa bir ibadet olduğunu söylediğiniz, idareciliğin; kuralını, kaidesini, toplumsal ittifaklarını, belirme sınırlarını koyamadan, sırf bir öznelci ibadet hissini duyarak, nasıl devindireceksiniz? Efendim sizin belirlediğiniz, 8 -17 saat aralığına göre denebilir. Bu saatler aralığında görevini yapmış olan biri ibadet etmiş gibidir dene bilir! İyi de bu 8-17 Aralığı ibadetin belirlediği bir devinme düzenleşmesi değil ki bu devinişi ibadet sağlıyor olsun. Ya da bu devinmede ibadet, kendisine bir yaptırım payı çıkarıyor olsun. Denebilir ki efendim sayın ki bu mesai aralıklarını da ibadetler söylemiş olsun!

Bu kes de, insanlar yükümlüleşemediği, bir sağlayış içine giremediği, ilişkileşmeyi nasıl inanç konusu edebilecekler? Hiç kimse traktöre biner iken ya da uçak kaptanlığı yapar iken veya ülkeyi yönetir iken ibadet ilkesi böyle söylüyor diye; ne tarlaya giderler, ne uçağa binerler, ne de devleti yönetirler. Hepsi de maddi bir yaşamın sağlanması için zaruretçi bir davranıştır. Sizlerin koyduğu ilkelerdir. Oysa bu mesai aralığı karşılığında bireyler, toplumdan ücret alıp yaşamını sürdürürler. Hâlbuki ibadetlerin gerek toplum içinde, gerek sosyal yaşam içinde, hiçbir karşılığı yoktur. Kimse size namaz kıldınız diye iaşe ya da maaş vermez.

Ve hiç kimse ibadet ederek, sırf ibadetçi devinmeleriyle, gerçekleşerek söz gelimi buhar gücünü uygulama alanına sokamaz. Rutin ibadetleri olan bir insan, bu türden söz gelimi radyoyu da bulmayı başarmış olabilir. Ancak bu başardığı iş, ibadetine göre değil, nesnel ilişkilerine göre sağlanmıştır. Yiyeceği, giyeceği, güvenliği, ekipmanları, teknik bilgileri gibi her şey ibadet ilişkileri ile sağlanmış değildir. Aksine toplumsal yükümlüleşmenin değiş tokuşu ile gerçeklenmiştir. Bunlar aslı astarı olmayan boş demagojilerdir. İbadetin alanı kişilerin özelidir. Kişi özeli bir üretim ilişkisi olmayıp, birçok tüketimleri sonrasında, kişilerin yaşantılaşmalarında, öznelce, insanca ve huzur içinde oluşun duyum ilişkisidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Buralarda asıl olan ve temel olan, zorunlulukların sağlanışlarıdır. Ve bu sağlanışların esnasında da adalet ya da paylaşım duygularınızı geliştirmek, yepyeni bir kazancınız olacaktır. Bu kazanççı sağlayışların toplumsal ittifakları ve toplumsal deneyimleri, biriktirile biriktirile sosyal toplumsal çevreniz oluşturulacaktır. Ve siz; bu düzenli çevrelerin içine doğduğunuzda var bulunan bir düzen girişmeleri yumağı olaraktan bunları karşınızda bulacaksınız. Bu içine doğulan düzen algısı sizdeki saltıkçı olma düşünmesinin kaynağıdır. Ve ortam ilişkilenmesi bu yüzden size çok karmaşık gibi gelir.

Bu karmaşıklıktan ötürü, sizin de adalet anlayışınızı karmaşıklaştıkça, adalet, mülk temeli üzerinde ki devinişleriyle, bambaşka hukuk gibi kulvarlarında adaletçi olmasına süreçleşecektir. İnsanoğlunun zorunluluklarına olan sahibiyetçi yaklaşımları, mülkiyetçi ilişkilerini doğurmuştur.

Yine zorunlulukların sağlanışındaki toplumsal ve sosyal girişmelerinden ötürü, keyfice bir kişiselci ya da kişisel yetkili, egemenlikçi özgürlük olmayacağını, belirtelim. Zorunluluklarımızı (temel ihtiyaçlarımızı) sağlayışlarımız, zorunlu bir ilişkileşmedir. Her ilişkileşmenin girişmesi de, kişisel serbestliklerdeki gibi olmayan davranışların, bir kırpılması ile girişim yaparlar. İşte girişenli kırpılmış, birbirine göre uygunlaştırılmış veya senkronize edilmiş, sağlayışçı davranışlar toplumsal girişmeli davranışlarımızdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir âdemi meşrut, kendi dışı şartlarınca
Düşünmek bir engerek sinsiliğince
İcabı hal gereği derinden ve etkin
Bir kurtların sessizliğince akıllı

Beyhude olura kalbi bozmaz denli

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu ülkede diniyle imanıyla, düşüncesiyle, yurttaşlığıyla olup ta; kafanızın tasının atmaması olası değildir. Kavram ve anlatım kargaşası, cahilin işi olmaktan çıkıp; çoğu akademik çevrelerin ve konu uzmanı olmayan kişilerin bir şiarı olmuştur.

Bunun aksi olan durumda; akademisyen veya konu uzmanı olurla kanaat önderi dahi olamayan bu kişilerin bilme şiarı da; cahiller içinde her şeyi yerli yerinde kullanmakla yer değişen düşünce ve yetiler olsalardı; aslında bu hal, toplumun büyük bir kazancı olurdu hani.

Heyhat böyle olmayınca; kimi kariyerli kişilerimiz, cehaleti olanların elindeki tek oyuncakları olan cehaletliği almaları yüzünden, cehaletiler; oyuncağı ehillere kaptırmaları nedeniyledir ki bu bilmezlikler; işsiz ve sukut kaldılar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu yeni sosyo öznel alan; dıştan sosyo-toplumun; ben dışındaki kişilerin ve doğa ilişkilerdi inşanın kişi şiarına kuplaj oluşlarıyla; kişinin kişisel öznelliğine dönüşen bir yansımasıdırlar. Öznelliğimizin bir de içte arkaik duygulardan gelen yapısı vardır. Bu iki yansıma, içte girişerek kişi öznelliğini oluştururlar.

Alan hareketinin (açlığınızın) kuvveti, tabu devinmesi ile (daldaki meyveye yönelmeyle) görünür, fark edilir hale gelir. Tabucu davranışlar olmasaydı totemi alanı kullanılır olamazdı. Değil ise tabucu eylem olmadan sizin dışınızda var olan totemi alan etkisiz oluşla, bilinmezliğiyle, kullanılmaz olurdu. Totemi alan bir çeşit taşıyıcı alandır. Tabu ise totemi alanla taşınan, totemi alanla eylem kazanan bir sosyo-toplumsa işlevselliktir.

Hatta sosyo-toplumsa tabu eylemleri olmasa, totemi alan birçok tabusal eylemlere bölümlenemez oluşla, totemi alanın işlevselliği, yokluğa dönüşecekti. Tabu duyum uyaranı totemi alanı bilinir kılar. Totemi alan, her an olmaya, gerçeklemeye uygun bir potansiyel durumdur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yine bayramlar talepleşir bilinçli olmanın yerine, miskinliğin sesiz kabulünü ve alçak gönüllülükle boyun bükülmesini, kişiye algılatır. Bu da, düzeni keyifle sürenle, düzeni yönetenlerin; toplumsal sorumluluklarından kaytarmasına çok iyi yarar olmuştur.

Kişiler alır olmanın ezilmesi içinde oluşla, böylece yardım vereni, yani günümüzdeki muhtaçlığın nedeni, sömürüyü sorgulayamamaktır. Günümüzdeki mutluluktan da, mutsuzluktan da, devletin tüzelliğinin; toplumun tüzelliğinin sorumlu olduğu sözleş ilmesini, idrak edememektedirler. Tüzel oluşların gerçeklenmesinin yönetimlerle sağlandığını ayan beyan sorgulamazlar.

Ve tüzelliğin gerçek kılınışını, açıkça yönetime değin denetlenir olmasını kendilerine dek düzenleşilmiş bir hak ve sorumluluk olduğunu bilemezler. Yardım alır olmanın, yardım ummanın, çaresizliğinden kaynaklı, hezimetin boyun bükülmesi ve aşağılanmasına değin alıştırılmış olmalarından ötürü; kişilerin kendiliğinden ve otomatikman oluşlar içinde, organize edildikleri hiç görülmemiştir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

3Nasıl doğada da, seks vardır diye, hırsızlık vardır diye; herkesin gözünün önünde ne seks ve ne de hırsızlık yapmıyor, burnumuzu gürültülüce sümkürmüyoruzdur. Aksine bunları, kurallaştırarak olum aşmanın ya da olumsuz aşmalarına dek olacaktan kimi değerlemelerin içine almışızdır.

Bunlar gibi, yine, doğa da öldürme vardır diyerekten; nasılsa et için hayvan kesimi yapıyoruz gibi denişlelerle, insanların, çocukların gözü önünde, kurban kesimine değin ilkel güdüleri sergilememeliyiz. Evet, hayvan kesiminiz için bir zorunlu nedenimiz vardır. Ama bunu herkesin gözü önünde, yapmamanız için de, birçok amaçsal nedenimiz vardır!

Böylesi gün ve durumlarda, baltalı muktedirler, dehşetengiz iticiliğin teşhirindeler. Ama bu iticilik, kişiler odaklı, görsel bilinçaltı öğrenmelerini de oluştururlar. Bu gibi olumsuz edimler, kişilerin kendilerine dek kıyasladıkları, kişilerin kendi bilinç oluşmalarına dek bir referans alanı da yapılırlar. Böylelikle bu olumsuz tutumlar en olumsuzundan, kişiler temel mekanizmalarını da, oluşturur olmaktadırlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir imdat eyledim
Dalgalar kükreğimdi
Bahri aşka
Ne yar bildim
Ne yar bilinmekle oldu
Aşk bambaşka

Devamını Oku
Bayram Kaya

Güneş çekilirken guruba
İçin karanlığıyla gel gitler
Kuşkuları düşürür asudem


İmbat eserde bulutlaşır ayrılığı ruhuma

Devamını Oku